YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/715
KARAR NO : 2022/9624
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.10.2021 tarih ve 2021/107 E. – 2021/445 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.12.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.02.2000 tarihli komanditer ortak ana sözleşmesi imzaladığı “Yimpaş Vervoltungs GmbH” şirketine 50.000,00 DM karşılığı komanditer ortak olduğunu, bilahare ilgili şirket tarafından 691 adet ortaklık hisseleri yerine aynı sayıda davalı şirketin hisselerinin devredileceğinin söylendiğini ve 27.07.2004 tarihli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzalanarak davalı şirketçe hisse senedi devrine muvafakat edildiğini, ancak 22.09.2005 tarihinde SPK tarafından kamuoyuna yapılan duyuru ile Yimpaş grubu şirketlerinin ikincil kayıt tutarak gerçek hisse durumunun pay defterlerinde görünmediğinin açıklandığını, müvekkilinin İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’ne yaptığı başvuru üzerine de takas edilen hisselerin kaydının bulunmadığının bildirildiğini iddia ederek öncelikle davacının davalı şirkete ortaklığının tespiti ve mevcut hisselerin pay defterine kayıt edilmesine bu talep yerinde görülmez ise sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödemenin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkette ortak olduğunu ve pay defterinde kaydının bulunduğunu, TTK 405.maddesi gereğince sermayenin geri istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden “hisse senedi talep formu” ve “hisse devir kabul sözleşmesi” adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü davacının vaki zararından ötürü haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davacı tarafça davaya dayanak teşkil eden belgedeki meblağın da doğru bir şekilde hesap edildiği, 7194 sayılı Kanun’a eklenen geçici 4.maddesinde belirtilen “pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar” ibaresi dikkate alındığında SPK yazı cevabından davalı şirketin pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan halka açık ortaklık statüsünde olduğu ancak söz konusu şirketin paylarının borsada işlem görmediği anlaşılmış olup tüm bu hususlar dikkate alındığında davalı şirketin bu kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle davacı tarafça terditli olarak ikame olunan davadaki ilk talep olan ortaklığın tespiti ve pay defterine kayıt talebi yönünden davanın reddine, davacının ikincil talebi olan haksız yere tahsil edilen meblağın iadesi talebi yönünden ise 1 nolu hükmün aksi yorumu ile ortaklık ilişkisi kurulmadığı tespit edildiğinden 34.550,00 Euro karşılığı 59.712,77 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 27.07.2004 tarihli belge tarihine göre eldeki davanın 7,5 yıllık ceza zaman aşımı süresi içinde açılmış bulunmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.059,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.