YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4677
KARAR NO : 2022/8642
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.03.2019 tarih ve 2017/277 E- 2019/126 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1050 E- 2021/258 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, 1960 yılında ABD’de kurulduğunu, otomotiv endüstrisinde parça, bileşen ve sistemler ürettiğini, 2016/30374 sayılı “MAGALLOY” ibareli, 12. sınıfta yer alan malları içerir müvekkili marka başvurusunun, davalı kurumun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı KHK’nın 7/1-a ve 7/1-c maddeleri uyarınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, başvuruyu oluşturan “MAGALLOY” ibaresinin, ayırt edici nitelikte olduğunu, birçok ülkede müvekkili adına tescilli bulunduğunu, söz konusu ibarenin magnezyum alaşımının kısaltması olarak kullanıldığı hususunun ise doğru olmadığını, magnezyumun parlayıcı/kolay tutuşan, kırılgan ve pahalı olduğunu, fren ve yakıt borularının güçlü ve paslanmaz olması gerektiğini, MAGALLOY ibaresinin Türkçe ve İngilizce karşılığının olmadığını, bu şekilde değerlendirildiğinde dahi “mag” kelimesinin Türkçe’de bir anlamının bulunmadığını, başvurunun 12. sınıfta tescili talep edilen malları tanımlayan bir kelime grubunun kısaltması olmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-11359 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, başvurunun tescili istenen ürünler bakımından “magnesium alloy” (magnezyum alaşımı) ifadesinin kısaltması olduğunu, söz konusu alaşımın otomotiv sektöründe pek çok firma tarafından kullanıldığını, başvurunun kapsamındaki mallar bakımından “MAGALLOY” ibaresinin ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; “MAGALLOY” ibaresinin, başvuru kapsamında yer alan malların özelliğinin direkt olarak işaret etmediğinden soyut ayırt ediciliğe sahip olduğu, 556 sayılı KHK’nın 7/1-a anlamında marka olarak tescil edilemeyecek bir ibare olmadığı, MAGALLOY/MAG ALLOY ibaresinin, yurtdışında “MAGNESIUM ALLOY” yani “MAGNEZYUM ALAŞIMI” ibaresinin kısaltması olarak özellikle başvurusu yapılan malların dahil olduğu otomotiv sektöründe tekerlekler başta olmak üzere genellikle krank kutusu, kam kapağı, kaporta gibi motorlu araç parçası üretiminde kullanılan bir ibare olduğu, ancak, Türkiye’de otomotiv sektöründe söz konusu ibarenin yaygın bir kullanımına ulaşılamadığı, ayrıca, söz konusu ibarenin İngilizce olduğu, Türkçe anlamının tüketici kitlesinin büyük bir bölümü tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, “MAG ALLOY” ibaresinin Türkçe karşılığının toplumun ve özellikle otomotiv sektöründeki tüketici kitlesinin büyük kesimi tarafından bilinmesinin mümkün bulunmadığı, “MAGALLOY” ibaresinin başvurusu yapılan mallar bakımından 556 Sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi kapsamında marka olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2016-M-11359 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu başvuruyu oluşturan “MAGALLOY” ibaresi İngilizce kökenli bir kısaltma olduğu ve söz konusu ibarenin, özellikle yurt dışında magnezyum alaşımının kısaltması olarak kullanıldığı, otomotiv terimlerinin yer aldığı İngilizce web sitesinde, bu ibarenin “Magnezyum alaşımı, birçok bileşen için, özellikle tekerlekler için, kullanılan güçlü bir hafif metal” olarak tanımlandığı, magnezyum alaşımının otomotiv sektöründe tekerlekler başta olmak üzere genellikle krank kutusu, kam kapağı, kaporta gibi motorlu araç parçası üretiminde kullanılan bir bileşen olduğu açıklandığı, başvuruyu oluşturan “MAGALLOY” ibaresi, otomotiv sektöründe ve motorlu araç parçası üretiminde kullanılan magnezyum alaşımının kısaltması olarak yaygın biçimde kullanılan bir ibare olduğundan, başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden tanımlayıcı nitelikteki bu ibarenin, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi karşısında tescili mümkün olmadığı, Türkiye’de söz konusu ibarenin yaygın bir kullanımı bulunmadığı, anılan ibare yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı bildirilmiş ise de İngilizce’nin ülkemizde yaygın olarak bilindiği, yine bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere internet üzerinde yapılan basit bir araştırmada dahi söz konusu ibarenin, magnezyum alaşımının kısaltması olduğunun anlaşılacağı gözetildiğinde, bilirkişi raporuna itibar edilmeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16/04/2019 tarih, 2018/1304 esas, 2019/3049 kararında da kabul edildiği üzere başvuru konusu ibarenin başka ülkelerde tescilli olması, tanımlayıcı olan bir ibarenin Türkiye’de tescili sonucunu doğurmayacağı, başvuru konusu ibareye aynı KHK’nın 7/son maddesi kapsamında ayırt edicilik kazandırıldığının da iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusunun mutlak nedenlere dayalı olarak reddine dair karara vaki itiraz reddeden YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda özetlenen şekilde davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir ibarenin tescil kapsamındaki mal veya hizmet sınıfları yönünden tanımlayıcı olduğunun kabulü için, ibarenin kullanılacağı mal veya hizmetin potansiyel alıcı veya kullanıcılarının azımsanmayacak sayıda kısmının bu ibareyi tanımlayıcı olarak algılaması gerekir. Ayrıca bir ibarenin herhangi bir ülkede tanımlayıcı olarak kabul edilmesi, o dilin konuşulmadığı bir başka ülkede tanımlayıcı olarak kabul edilmesini gerektirmez.
Davaya konu marka başvurusu “MAGALLOY” ibaresinden oluşmakta olup, dosya içerindeki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu kelimenin İngilizce veya Türkçe bilinen bir anlamının olmadığı, tescili talep edilen 12. sınıf ürünlerin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, kaynak belirtmediği veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı göstermediği veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içermediği, 12. sınıf ürünlerin Türkiye’deki potansiyel kullanıcılarının davaya konu markayı tanımlayıcı ibare olarak algılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ‘’MAGALLOY’’ ibaresinin tescili istenen mal sınıfları yönünden somut ve soyut ayırt ediciliği bulunduğu ve ilk derece mahkemesince verilen davanın kabulü kararının isabetli olduğu anlaşılmış olmakla, yazılı şekilde “MAGALLOY” ibaresinin “magnezyum alaşımı” ibaresinin İngilizce kısaltması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı isabetli olmamış olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.