YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4238
KARAR NO : 2022/8519
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.12.2017 tarih ve 2016/691 E. – 2017/920 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.03.2021 tarih ve 2018/1137 E. – 2021/433 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Kayseri 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12897 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, takibe dayanak faturanın kapalı fatura olduğunu, faturanın ödenmediği hususunun davacı yanca ispat edilmesi gerektiğini, fatura konusu malın müvekkili şirketin yetkilisine ait taşınmazın, davacı şirkete devri suretiyle ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; itirazın iptaline konu faturanın davalının defterlerine işlemiş olmasının davalının fatura içeriğine itiraz etmediği ve faturaya konu malları teslim aldığı anlamına geldiği, davalı vekili her ne kadar cevap dilekçesinde faturanın kapalı fatura olduğunu ve bu nedenle mal bedelinin ödenmediğinin ispat yükünün davacıda olduğunu beyan etmiş ise de, düplik dilekçesinde ödemenin şirket temsilcisine ait taşınmazın davacı şirkete devredilmesi suretiyle yapıldığını iddia etmekle ödemeyi ispat yükünü kendi üzerine aldığı ancak davalı tarafın ticari defterlerinde malı teslim aldığının defter kayıtları ve form BA ile anlaşılmasına rağmen faturanın ödendiğinin tespit edilemediği gibi, ödeme amaçlı yapıldığını iddia ettiği tapu devrinin bu nedenle yapıldığını yazılı delil ile de ispatlayamadığı, davalı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı, davacının davalıdan dava değeri itibari ile alacaklı olduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile Kayseri 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12897 sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına, takip bedeli olan 250.001,21 TL nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, davacının fatura alacağına yönelik icra takibine davalının vaki itirazı nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya esas 26.10.2015 tanzim tarihli ve açık fatura niteliğindeki fatura bedelinin, borçlu şirket yetkilisine ait taşınmazın 09.11.2015 tarihinde borca karşılık davacı şirkete temlik edildiği davalı şirketçe savunulmuş ancak bu konuda mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan konuya ilişkin davalı savunması red edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Taraflar arasında faturaya konu ilişki dışında başka bir ticari ilişkinin bulunmadığı bilirkişi raporunda anlaşılmaktadır.
Fatura yönünden taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmakla birlikte davalının savunmasında bildirdiği şirket yetkilisine ait taşınmazın davacı şirkete temliki ile ilgili bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Bu halde davalı yetkilisine ait taşınmazın satın alınması konusunda davacı şirket ortaklar kurulunca alınmış bir karar olup olmadığı, bu satışın davacı şirket kayıtlarında yer alıp almadığı, satış bedelinin şirket tarafından ne şekilde ödendiği hususlarında davacı şirket kayıtları incelenerek bilirkişiden ek rapor alınması, şirket kayıtlarının incelenmesi sonucunda ortaya çıkacak duruma göre taşınmazın satış tarihindeki raiç değerinin keşfen belirlenmesi hususunun değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.