YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7944
KARAR NO : 2022/7385
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2017 tarih ve 2017/356 E. – 2017/200 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.02.2021 tarih ve 2018/588 E. – 2021/228 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bebek mağazalarında tercih edilen BABYJEM markasının sahibi olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin faydalı model belgesine konu ettiği 2012/04748 nolu bebek yatağı isimli buluşun yeni olmadığını, bu ürünün davalı firmanın eski çalışlarından … tarafından tasarlanmış olmasına rağmen, buluş sahibinin şirket ortağı… olarak gösterildiğini, dava konusu faydalı model belgesi ile korunan bebek yatağının aynısının daha önce davalı tarafından 2010/01518 nolu tasarım belgesine konu edildiğini, ayrıca aynı bebek yatağının davalı tarafından 2010,2011 ve 2012 tarihli kataloglarda da yer verildiğini ileri sürerek yeni olmayan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin faydalı model belgesinin yeni olduğunu, müvekkilinin atıfet süresinden önce ürünü kamuya sunmadığını, buluş sahibi …ise hükümsüzlük değil patentin gasbı davası açması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davasının kabulü ile davalıya ait 2012/04748 sayılı faydalı model belgesinin yenilik vasfı bulunmadığından hükümsüzlüğüne, TPMK kayıtlarından terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı tarafça yenilik giderici delil olarak ileri sürülen, davalı adına tescilli 22/03/2010 başvuru tarihli 2012/04748 başvuru numaralı tasarımda, faydalı modelin 1 numaralı bağımsız isteminde yer alan “yan yatmayı kolaylaştırıcı ve yataktan düşmeyi engelleyen kısa (8) ve uzun (9) yan yastıklar” bulunmadığı, yenilik giderici olarak sunulan belgede, davalının faydalı modelinin bağımsız isteminin tüm unsurları bulunmadığından, yenilik özelliğini ortadan kaldırmadığı, davalıya ait “sevibebe 2010” kataloğunun 12. sayfasında yer alan, çok fonksiyonlu yatış yastığı isimli ürünün, faydalı modelin 1. bağımsız istemi ve 5 bağımlı istemi birebir karşıladığı beyan edilmiş ve katalogda bağımsız istemin unsurlarından sıcak su torbası, sıcak su torbası yuvası, yuva süngeri, yatış yüksekliği delikli sünger ve baş kısmında sıvı geçiren kumaş, yan yatış desteği olarak uzun ve kısa yastıklar bulunduğu anlaşılıyorsa da, bağımsız istemde “kılıf açma yüzeyi (10)” olarak bahsedilen ve 6. Nolu bağımlı istemde yatak süngerinin kılıftan çıkabilmesi ile karakterize edilen unsurun (tarifnamede bu unsurun; “bebek yatağının alt kısmında konumlanabilen sıcak su torbasının ve kolay takılıp çıkarılması ile gerektiğinde yıkanabilmesi için, cırtlı kılıfının bulunması” olarak açıklandığı) katalogdaki görselde bulunmadığı, bu durumda kataloğun bağımsız istemdeki tüm unsurları taşıyan yenilik giderici bir delil olarak değerlendirilemeyeceği, kataloğun tarihinin kesin olarak belirlenmesi zorunlu ise de yeniliği kaldırıcı niteliği bulunmadığından, bu husus sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Somut olay yönünden faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü konusu mülga 551 sayılı KHK’nın 165. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre bir buluşun faydalı model belgesiyle korunabilmesi için tekniğin önceki bilinen durumuna nazaran ortada sanayiye uygulanabilen ve yeni bir teknik ilerleme içeren bir “buluş” un söz konusu gerekir. Öte yandan, bir faydalı model başvurusunun kabulü için, koruma talep edilen buluşun başvuru evrakında, ilgili alandaki teknik uzmanın onu uygulamaya koyabilmesine imkan sağlayacak şekilde açık ve tam olarak istemlerde tanımlanması ve tarifnamede açıklanması gerekir.
Tescilli bir faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesi halinde kural olarak ispat yükü davacı taraftadır. Bununla birlikte KHK’nın 156. maddesi uyarınca, faydalı model başvurusunun kabulü onun mutlak manada yeni olması koşuluna bağlı tutulmuş olup, bu hususun mahkemelerce re’sen dikkate alınması gerekir. Diğer bir anlatımla, başvuruya konu olan buluşun başkaları tarafından başvuru tarihinden önce, ülkede veya dünyada kamuya açıklanmamış veya kullanılmamış olması gerekir. Kamuya açıklama başvurucu tarafından yapılmış ise faydalı model başvurusunun en geç 12 ay içerisinde yapılmış olması zorunludur.
Yenilik incelemesi yapılırken, patentlere özgü buluş incelemesi yapılamaz. Bir başka anlatımla, buluş incelemesinde söz konusu olduğu gibi, yeni bir tekniğin varlığı zorunlu değildir. Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere faydalı model ile korunan, hayatı kolaylaştıran, ürünleri ucuzlaştıran, tasarruf veya daha faydalı kullanım sağlayan küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yeniliğin varlığı yeterlidir (Dairemizin 17.04.2019 tarih 2017/1949 Esas-2019/3122 Karar sayılı Kararı).
551 sayılı KHK hükümlerine göre buluş içeren istemler bağımsız istem ve bu isteme bağımlı istemler şeklinde gerçekleştirilebilir. Zira korunması talep edilen buluşun teknik özelliklerinin daha açık bir şekilde belirlenmesi için bağımsız istemi bir veya birden fazla bağımlı istem izleyebilir. Bağımsız istemin yeni olması durumunda, buna bağlı istemlerin de yeni olduğu kabul edilmelidir. Bununla birlikte, bağımsız istem yeni olmasa bile, bağımsız istemler yenilik unsuru taşıyabilir. Bu durumda bağımsız istemin hükümsüz kılınması, bağımlı istemlerin de hükümsüzlüğünü gerektirmez. Hükümsüzlük incelemesi yapılırken, öncelikle başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen son durumu tespit edilmeli, başvuruya en yakın tarihli doküman dikkate alınarak başvuru konusu buluşun yeni bir teknik ilerleme sağlayıp sağlamadığı hususu irdelenmelidir. Faydalı model belgesine konu buluşlarda, her bir özelliğin farklı farklı ürünlerde bulunması durumu dikkate alınmaz. Diğer bir ifadeyle, buluşa konu üründe sağlanan teknik ilerlemenin, aynı ürünlerde daha önce kullanılıp kullanılmadığı veya kamuya açıklanıp açıklanmadığına bakılmalıdır. Söz gelimi; daha önce bir buzdolabında enerji tasarrufu sağlayan buluşun varlığının bilinmesi, farklı bir mekanizma ile çalışan ütü, ampul vs. de enerji tasarrufu sağlama özelliğinin yeniliğini ortadan kaldırmaz.
Somut uyuşmazlığa konu, davalıya ait … Y sayılı faydalı model belgesinin konusunun ‘’Yatış Pozisyonu Geliştirilmiş Bebek Yatağı’’ olduğu ve koruma kapsamının 1 bağımsız, 5 bağımlı olmak üzere toplam 6 istemden oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça yenilik kırıcı olarak, bizzat davalı faydalı model sahibine ait 22.03.2010 tescil tarihli tasarım belgesi ile yine davalı tarafın 15.02.2010 tarihli “Sevibebe” ürün kataloğuna dayandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 2010 tarihli tescilli tasarıma konu ürün itibariyle dava konusu buluşun yeniliğini kısmen ortadan kaldırdığı, ancak 5 no’lu bağımlı istemde “yan yatmayı kolaylaştırıcı ve düşmeyi engelleyen yastıkların yenilik kırıcı tasarım belgesinde bulunmadığı, bununla birlikte 2010 tarihli katalogda ise 5 no’lu bağımlı isteme konu yastıklar da dahil tüm özelliklerin bulunduğu, bu sebeple yenilik unsurunun ortadan kalktığı tespitinde bulunulmuştur. Buradaki tespitlerin doğruluğu halinde 551 sayılı Patent KHK’nın 156/3. Maddesinde yer alan “Faydalı model belgesi başvurusu tarihinden önce, Türkiye’de yapılmış olan patent veya faydalı model belgesi başvuruları, faydalı model belgesi başvurusu tarihinden sonra yayınlanmış olsalar dahi, başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırır” hükmü uyarınca, davacının 15.02.2010 tarihli katalogla ürünü kamuya açıkladıktan ve üzerinden 12 ay geçtikten sonra 24.04.2012 tarihli davaya konu faydalı model başvurusuna konu yapması mümkün olmayıp, bizzat davalının kendi tasarım ve kataloğunun davaya konu faydalı modelin yeniliğini ortadan kaldırdığının kabulü gerekir.
6100 sayılı HMK’nın 266. Maddesinde yer alan “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 03.11.2016 – 6754 S.K/Madde 49)Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03.11.2016 – 6754 S.K/Madde 49) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez” düzenlemesi uyarınca, teknik bir konuya ilişkin uyuşmazlıklarda hakimin re’sen değerlendirme yapması mümkün olmadığı gibi, bilirkişi raporunun aksine bir değerlendirme yapması da mümkün değildir. Hakim teknik bir konuda bilirkişiye başvurduğu halde sunulan bilirkişi raporunu hükme salih görmediği takdirde yeni bir teknik heyetten bilirkişi raporu alarak karar vermelidir.
Patent ve faydalı model belgesine konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardandır. Bölge Adliye Mahkemesince, yeni bir bilirkişi raporu alınmaksızın İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan teknik bilirkişi raporundaki teknik hususlarda raporun aksine değerlendirme yapılarak karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
6. sırada bulunan 5 nolu bağımlı istemde yatak süngerinin kılıftan çıkabilmesi ile karakterize edilen unsurun dosya içerisinde bulunan katalogdaki görselde bulunmadığı, bu durumda kataloğun bağımsız istemdeki tüm unsurları taşıyan yenilik giderici bir delil olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bölge Adliye Mahkemesinin kabulüne göre de, bir an için 6. sırada bulunan 5 nolu bağımlı istemin yenilik unsuru taşıdığı kabul edilse dahi, dava konusu Faydalı model belgesinin bir adet bağımsız ve 5 adet bağımlı istemden oluşmuş olup, tüm istemler yönünden de davanın reddine karar verilmesi de isabetli olmamış ve hükmün bu yönüyle de bozulmasını gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.