Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5523 E. 2008/4884 K. 04.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5523
KARAR NO : 2008/4884
KARAR TARİHİ : 04.07.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 14 ve 16 parsel sayılı 49.818,65, 21.392,26 metrekare, 113 ada 322 parsel sayılı 893.595,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 113 ada 14 ve 16 sayılı parseller maliki belirlenemediğinden, 113 ada 322 sayılı parsel devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 113 ada 14 sayılı parsel ve 113 ada 16 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen 19.275,22 metrekarelik kısmının Hazine adına olan kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline, 113 ada 322 sayılı parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı dayanağı 21.1.1975 tarih 16 numaralı 17.500 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, tespit tarihine kadar tapu kaydı miktar fazlası üzerinde davacı ve bayii lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılmış olmasına göre davalı Hazine’nin 113 ada 14 sayılı parsele ilişkin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 113 ada 322 sayılı parsele ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazları ile çekişmeli 113 ada 16 sayılı parsele ilişkin davalı Hazine’nin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece; çekişmeli 113 ada 14, 16 ve 322 sayılı parsellerin davacıya ait tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve davacı adına belgesizden tespit edilen dava dışı 109 ada 12 parsel sayılı 30.901,30 metrekarelik yerin bulunduğu belirtilerek, belgesizden edinilen taşınmaz miktarı ve tapu kayıtlarının toplam miktarı 100 dönüme tamamlanarak 113 ada 16 sayılı parselin (C) ile gösterilen kısmının davacı adına tesciline, 113 ada 322 sayılı parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacının belgesiz olarak edindiği taşınmazların, belgeli olarak edindiği taşınmazlardan ayrı değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilerek tapu kayıt kapsamında kalan yerler de belgesiz edinilmiş gibi değerlendirilmiştir. Davacı, çekişmeli 113 ada 16 sayılı parselin 4.5.1990 tarih 6 numaralı

20.200 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında 113 ada 322 sayılı parselin ise 15.12.1988 tarih 7 numaralı 18.700 metrekare yüzölçümlü tapu kapsamında kaldığı iddiasına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davacı dayanağı tapu kayıtlarının tescil tarihlerinden (1988 ve 1990 tarihleri) tespit tarihine kadar davacı ve bayiinin 20 yılı aşkın zilyetliği olmadığından davacı taraf yararına tapu kayıtları miktar fazlası üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmemiştir. Davacı dayanağı iki adet tapu kaydı, …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2.10.1989 tarih 1989/6-80 esas ve karar sayılı, yine …Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.1987 tarih 1987/46-183 esas ve karar sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu, mahkemece tapu dayanakları tescil ilamlarının dosya ve krokileri getirtildiği halde mahalline yeterince uygulanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Davacı dayanağı tescil ilamında Hazinenin taraf olduğu, tescil ilamının taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağı nazara alınarak, öncelikle tescil krokisi uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli ve bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırında okunan “dere ve dağ ” sınırlarının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmalı, bu sınırın gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kayıtların miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, davacı tapularının miktar fazlası üzerinde tapuların tescil tarihi ile kadastro tespit tarihi arasında davacı ve bayiinin lehine 20 yıllık zilyetlikle iktisap süresi dolmadığından bu kısmın Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.