Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4978 E. 2009/6454 K. 12.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4978
KARAR NO : 2009/6454
KARAR TARİHİ : 12.10.2009

MAHKEMESİ : PENDİK İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve …’nın ayrı ayrı beraatlerine, ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanık … hakkında müştekinin şikayet hakkının İİK’nun 347.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama ve bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanık … hakkında ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
Sanık … hakkında ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda;
Sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi gerekmektedir. Sanığın yöneticiliğini yaptığı şirketin ticareti gerçekten terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA,
Sanık … hakkında İİK’nun 333/a maddesine muhalefet etmek suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda ise;
Sanığa isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; atılı suçun oluşabilmesi için, tebliğ edilen ödeme/icra emrinde borcu ödemesi için tanınan son gün itibariyle ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine sahip olan sanıkların kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları gerekmektedir. Dolayısıyla suç tarihinin de bu kriterlere göre hesaplanması neticesinde şikayetin süresinde yapıldığının kabulü gerektiği gözetilmeksizin müştekinin şikayet hakkının İİK’nun 347.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi,İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.