Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6996 E. 2009/7303 K. 03.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6996
KARAR NO : 2009/7303
KARAR TARİHİ : 03.11.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 20 parsel sayılı 65.664,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 107 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı davacının zilyetliğinin olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tapu kayıtları getirtildiği halde mahalline gereği gibi uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, davacının dayanağı tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamış, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamış, tapu kayıtlarının hukuki değerlerini koruyup korumadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtları ve tüm komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacının dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davacının dayandığı tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları da getirtilmek suretiyle kayıtların kapsamlarının belirlenmesinde bu taşınmazlar da gözönünde bulundurulmalı, tapu kayıtlarının kısmen ya da tamamen dava konusu taşınmazları kapsadıklarının saptanması halinde tapu kayıtlarının hukuki değerlerini koruyup korumadığı hususu üzerinde durulmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.