YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1918
KARAR NO : 2009/4722
KARAR TARİHİ : 26.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 10, 159 ada 7 ve 12 parsel sayılı 7913.23, 32555.45 ve 32278.701 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle, 132 ada 11, 137 ada 1, 144 ada 1, 146 ada 2, 147 ada 3 ve 5 parsel sayılı 86.18, 284.79, 149.36, 423.49, 5306.51 ve 2580.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar …, …, … , …, …, …, …, … ile bir kısım davalıların murisi olan … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve mevcut delillere göre de davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosya keşfe hazır hale getirilip ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayı, tanıklar ve teknik bilirkişiye verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme dayanak yapılan 16.06.2008 tarihli ara kararının masraflarla ilgili bölümünde tespit bilirkişileri, yerel bilirkişi adayı ve tanıklara çıkarılacak davetiyeler için gerekli giderler belirtilmemiştir. Davacı tarafa, tespit bilirkişileri, yerel bilirkişi adayları ve tanıklar adına çıkarılacak davetiyeler için gerekli giderler belirlenip yatırılması için makul süre verilmeden bu ara kararına dayanılarak keşif delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilemez. Ayrıca çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin kesinleşme durumlarını gösterir onaylı kadastro tutanak örnekleri ve tesbite dayanak tapu kaydı tüm tedavülleriyle celbedilmediğinden dosyanın tam anlamıyla keşfe hazır hale getirildiği de söylenemez. Bu durumda verilen kesin süre davacı aleyhine hukuki sonuç doğurmaz. Dosyanın hali hazır durumu itibariyle, yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenmesinde isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kesinleşme durumlarını gösterir onaylı kadastro tutanak örnekleri ve tespite dayanak tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilip dosya ikmal edildikten sonra davacı tarafa keşif masrafını yatırması için makul süre verilip, masraf yatırıldığında arazi başında keşif yapılarak tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.