Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6275 E. 2009/2612 K. 14.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6275
KARAR NO : 2009/2612
KARAR TARİHİ : 14.04.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin asıl ve birleşen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, asıl ve birleşen iki davada, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi ve 7. Blok 26. numaralı işyeri sahibi olduğunu, kooperatif genel kurul kararları ile müvekkilinin dükkânının ön bahçe bölümüne tecavüz eder şekilde yeni bir yapılaşma yapıldığını, bununla haksız olarak işyerinin değerinin ve alanının küçülmesine neden olunacağını ileri sürerek, bu hususa ilişkin 27.06.2004, 30.01.2005 ve 29.01.2006 tarihli genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaların reddini istemiştir. Mahkemenin, asıl davanın konusu olan genel kurula usule uygun tebligata rağmen katılım olmadığı, birleşen davaya konu genel kurul kararlarına karşı da bir aylık süresinde dava açılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; bu karar Yargıtay 11.HD’nce bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; “Asıl dava ve birleşen davaya konu genel kurulda davacının, genel kurulda uygulanmaya konulmasına karar verildiğini iddia ettiği projenin imar mevzuatına uygun olup olmadığı üzerinde durularak, proje, imar mevzuatına uygun değilse davacının kişisel haklarının hukuka aykırı olarak ihlali sonucu doğacağından dava konusu kararların yok hükmünde olacağının gözetilmesi; bu durumda, davanın açılmasının bir aylık süreye tabi olmadığının ve dava açılması için muhalefet şerhi gerekmediğinin, usule uygun çağrıya rağmen genel kurula gelmese dahi, davacının yokluğun tespitini isteyebileceğinin dikkate alınması gerektiği” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda genel kurulda alınan kararlardan sonra usulüne uygun proje değişiklikleri yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, asıl ve birleşen davalar; kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece iptali istenilen genel kurul kararlarından sonra yapılan proje değişikliğinin imar mevzuatına uygun olarak gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bu gerekçe davanın reddi için yeterli değildir. Zira bu dava, genel kurul kararlarının iptali davası olup, ayrıca proje değişikliği kararı ile birlikte bu değişikliğin uygulanmasına ilişkin kararların da iptali istenilmiştir. Bu değişikliklerle, davacının dükkânı önündeki yol boşluğu kapatılmakta, buna göre önünde geniş bir boşluk bulunan ve köşe başı olan dükkânın konumu önemli ölçüde değişmekte ve buna karşılık olarak davacıya hiçbir şey verilmemektedir. Alınan bu kararlar davacının kişisel olarak kazanılmış hakkını olumsuz olarak etkiler niteliktedir. Bu durumda, davacının karara muhalefet şerhi yazdırmasına gerek bulunmadığı gibi, davanın 1 aylık sürede açılmasının gerekli olup olmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. Ayrıca mahkemece, proje değişikliğinin imar mevzuatına uygun olarak yapılmış olduğunun belirlenmesi ile yetinilmemesi, gerek proje değişikliğinin ve gerekse bunun uygulamasına ilişkin kararların, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. ve 23. maddeleri uyarınca diğer hususlarla birlikte iyiniyet ve eşitlik ilkelerine uygun olup olmadığının da değerlendirilmesi gereklidir. Açıklanan hususlar değerlendirilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.