Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8422 E. 2008/8380 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8422
KARAR NO : 2008/8380
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 264 ada 39 parsel sayılı 14.922,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … evlatları … ve … …’ın zilyet ve tasarrufunda iken adı geçenlerin zilyetliklerine ara verdikleri ve adlarına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği açıklanarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … oğlu… …, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın 1400 metrekare kısmının müstakilen adına, bakiye kısmının ise 1/2 payının … … mirasçıları adlarına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ve müdahilin davalarının kabulüne ve çekişmeli parselin 10.3.2008 tarihli uzman fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün hisseleri oranında … … mirasçıları olan müdahil… … ve müşterekleri adına; aynı bilirkişi raporundaki bakiye 13459.76 metrekare kısmın ise hisseleri oranında … oğlu … … ve … oğlu … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Müdahil davacı tarafından örneği dosyaya sunulan 14.9.1953 tarih 734 numaralı tapu kaydının edinme sebebindeki açıklamaya göre, tapu kaydının 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşturulduğu ve 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan kayıtların dağıtım haritalarının bulunması kuvvetle muhtemel olduğu halde, mahkemece bu husus üzerinde durularak varsa dayanak kaydın haritasının teminine çalışılıp uygulamada yararlanılmamıştır. Çekişmeli taşınmaza komşu olan aynı ada 38, 40, 41, 52, 53 ve 62 parsel sayılı taşınmazların tespitleri de çekişmeli taşınmaz gibi zilyetliklerinin terk edilmesi nedeniyle ve tarla niteliği ile Hazine adına yapıldığı halde; mahkemece bu taşınmazlarla ilgili tespitlerin kesinleşip kesinleşmedikleri, kesinleşmişlerse ne şekilde kesinleştikleri üzerinde durulmamış, müdahil davacının dayanağını oluşturan kaydın uygulanmasında komşu parsellerden yararlanılmamıştır. Komşu taşınmazlar arasında … … adına 1/2 hissesi tespit ve tescil edilmiş tek taşınmaz, çekişmeli taşınmazın güneyinden geçen muhdes yoldan sonra gelen 245 ada 114 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde, üç sınırı “hali” bir sınırı “… …” okuyan tapu kaydına neden mahkemenin kabulündeki gibi çekişmeli taşınmazın kuzey ucundan itibaren kapsam tayin edildiği anlaşılamamaktadır. Ayrıca; davacının … …’ın, müdahil davacının … …’ın tüm mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmaları nedeniyle bu murislerin terekelerinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine mi müşterek mülkiyet hükümlerine mi tabi olduğu hususu üzerinde durulmadan sadece davacı adına belgesiz araştırması yapılmıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; müdahil davacının dayanağını oluşturan 14.9.1953 tarih 734 numaralı tapu kaydının tüm oluşum belgeleri ile varsa dağıtım haritası dosya içine getirtildikten; dava konusu taşınmaza komşu olan tüm taşınmazlarla ilgili tespitlerin kesinleşip kesinleşmediği sorulup saptandıktan ve varsa kesinleşmelerine esas onaylı ilam örnekleri ile kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları dosya içine getirtildikten; davacı ile müdahil davacı ve diğer mirasçılar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen gerekli araştırmalar yapılıp ilgili taşınmazların onaylı tutanak örnekleri ile kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, keşfe katılacak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın sınırlarının sabit olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın güneyinden geçen muhdes yolun güneyinde ve kuzeyinde kalan yerlerin öncesinin bir bütün olup olmadığı, önceleri bir bütün ve kuzeyde kalan çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğe neden ara verildiği, zilyetliğe ara vermenin terk iradesi taşıyıp taşımadığı; müdahil davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının oluşum tarihi olan 1953 yılında üç sınırında okuduğu hali araziler ile … … yerinin nereleri olduğu; öncesi hali olan taşınmazlar üzerinde zilyetliğin ne zaman başladığı ve zilyetliklere neden ara verildiği gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı; dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğabilecek çelişkilerle tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişilerin beyanları ile aradaki çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğini ve ne kadar süredir tarımsal amaçla kullanılmadığı hususlarını bildirir, komşu parsellerin durumu ile mukayeseli ayrıntılı rapor, uzman fen bilirkişisinden de keşfi ve uygulamayı izleyip, denetlemeye olanak verir, yapılan kayıt uygulamasını gösterir, varsa müdahil davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının haritası ile kadastro haritasını çakıştırılmış gösterir şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de; çekişmeli taşınmazın uzman fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan 13459.76 metrekare miktarındaki kısmı yönünden kurulan hükümde iki ayrı payda üzerinden payların dağıtılması suretiyle paydaların eşitlenmemesi nedeniyle infazı olanaksız hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.