YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4927
KARAR NO : 2007/807
KARAR TARİHİ : 20.03.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro çalışmaları sırasında 220 ada 98 parsel sayılı 8580.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak sınırlandırılmış, 390 ada 370 parsel sayılı 1755,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla, 220 ada 129, 205, 390 ada 121, 159, 240, 320, 326, 380 ve 395 parsel sayılı l.875.79, 1.508.81, 3.850.58, 2.057.29, 5.025.51, 659.71, 3.284.96, 1.479.02 ve 1.971.56 metrekare yüzölçümlerindeki taşınmazlar ise zilyetliği tevsik edici belge ibraz edilmediğinden tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı … vekili, 220 ada 129 ve 205 parseller ile 390 ada 121, 159, 240, 320, 326, 370, 380 ve 395 parsellere, davacı … vekili ise, 220 ada 98 parsele karşı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.Yine kadastro çalışmaları sırasında 220 ada 117 parsel sayılı taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar …, …, … ve … vekilinin açtığı tescil davasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; Kadastro Mahkemesince kadastro tutanağı ile dava dosyası birleştirilmiştir. Kadastro Mahkemesince tüm dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 220 ada 98, 129, 205 ve 390 ada 121,159, 240, 320, 326, 370, 380 ve 395 parsellerin tespit gibi tescillerine, 390 ada 117 parselin Hazine adına tesciline ve 390 ada 380 sayılı parselin 1. derecede doğal sit alanında, diğer parsellerin 2. derecede doğal sit alanında kaldığının kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılardan … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma, inceleme ve değerlendirme hüküm kurmak için yeterli değildir. Keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi hakkında soyut ifadeler içermektedir. Ziraatçi bilirkişi raporlarında taşınmazların, geven kaplı olduğundan, uzun süredir tarımsal faaliyet yapılmadığından söz edildiği halde, ne şekilde kanaat oluştuğu açıklanmadan tarım arazisi vasfında bulunduklarından söz edilmekle raporlar kendi içinde çelişmiştir. Doğru sonuca ulaşabilmek için, nizalı taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların niteliği, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi, ekonomik amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadıkları hususunda ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalı, ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazların geçmişteki ve halihazırdaki nitelikleri gerekçeleri ile birlikte tespit edilmeli, dayanak kayıt ve belgeler arazi başında yöntemine uygun şekilde uygulanmalı, çekişmeli taşınmazların davacıların dayandıkları satış senetlerinde yer alıp almadıkları belirlenmeli, uzun süreli kullanmamanın zilyetliğin terki sonucunu doğurup doğurmayacağı tartışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 500.00 YTL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren temyiz eden davacılara verilmesine 20.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.