Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8244 E. 2008/8138 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8244
KARAR NO : 2008/8138
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125, 1163, 2045 ve 3626 parsel sayılı 1267,58700, 29500 ve 1267 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı Hazine ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan, …’ın da ortak miras bırakanı …’tan kaldığı, kendisinin de hakkı bulunduğu iddiası ile katılmış olduğu tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanaklarının düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda müdahil davacı …’ın davasının reddine, davacının davasının kabulüne ve çekişme konusu 125, 1163, 2045 ve 3626 sayılı parsellerin davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil davacı … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Yasa’nın 30. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasının devri nedeniyle yargılama yapılarak malikhanesi açık bırakılan tutanakların malikhanelerinin doldurulmuş olduğu ve davacı Hazinenin tescil davasının yasal hasmı olduğu gözönünde bulundurulmaksızın Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsiz olduğu gibi; katılan …’ın temyiz itirazları yönünde yapılan incelemede de; …’ın davasını ispat edemediği ve davacı … yararına Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı …’ın Hazine ve Belediye aleyhine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtığı tescil davasına … taşınmazların ortak kök muris …’tan intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiası ile müdahil olmuş ve tescil davası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yine …’ın … aleyhine tespit tarihinden önce mevki ve hudutlarını bildirdiği taşınmazlar hakkında aynı iddia ile açtığı paya yönelik el atmanın önlenmesi davası Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/367 esas sayılı dosyasında görülmekte iken, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Dava konusu 125 sayılı parsele ait tespit tutanağının edinme sebebi bölümünde bu davadan da söz edilerek malikhanesi açık bıkakıldığı halde Mahkemece 3402 sayılı Yasa’nın 30. maddesi gereğince bu dava dosyası da eldeki dava ile birleştirilmek suretiyle yargılama yapılması gerektiği düşünülmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazlar hakkında genel mahkemelerde açılan ve Kadastro Mahkemesine aktarılan 1984/367 esas sayılı dava ile, tespit tutanağının edinme sebebi bölümünde derdest olduğu belirtilen davaların kadastro mahkemesine aktarılması sağlanarak tüm dosyalar birleştirilmeli, Kadastro Yasası’nın 30.maddesine göre re’sen araştırma ve inceleme yapılmalı, taşınmazlar başında yerel bilirkişiler, davacı ve müdahil davacının bildirdiği tüm tanıklar, tespit bilirkişileri ve fenni bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, tarafların murisi … ait ise 1945 yılında ölümü ile kimlere ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, murisin ölümünden sonra tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş paylaşma bulunup bulunmadığı, paylaşma yapılmış ise taşınmazların kime isabet ettiği, mirasçısı …’a isabet etmiş ise müdahil …’nin eşi …’e ve diğer mirasçılarına bu taşınmazlardaki hisselerine karşılık taşınır ya da taşınmaz mal olarak ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği, akibetinin ne olduğu hususları etraflıca sorulup, maddi olayları dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki meydana geldiği takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişki giderilmeli, beyanların doğruluğu komşu parsellerin dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli, gerektiğinde muristen intikal eden tüm taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilerek incelenmeli, tespite dayanak yapılan vergi kayıtları uygulanarak kapsamı belirlenmeli, vergi kayıtlarının ortak muris … adına olduğu üzerinde durulmalı, taşınmazların ortak miras bırakandan kaldığının ve usulünce paylaşılmadığının anlaşılması halinde mirasçılar arasında zamanaşımı zilyetliği yolu ile mülk edinilemeyeceği düşünülmeli, davacı …’ın çekişme konusu 125 sayılı parseli 20-25 yıl önce …’a sattığı yönündeki beyanı da tartışılmak suretiyle Kadastro Yasası’nın 30. maddesine göre taşınmazların gerçek hak sahibi araştırılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.