YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/949
KARAR NO : 2009/2645
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde kadastro sırasında 211 ada 2, 3 ve 9 parsel sayılı 1403.56 m2, 1119,54 m2 ve 1120,18 m2 yüzölçümündeki taşınmazların 4753 sayılı Yasa’ya göre oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ise de, bu yerlerin kendilerine ait 7.11.1996 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve rızai taksim sonucu ev yaparak kullandığı iddiasına dayanarak tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 211 ada 2 ve 9 sayılı parseller hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 211 ada 3 sayılı parsel hakkında açılan davanın kabulüne ve tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 211 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14 ve 46/1.maddesindeki kazanma koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacı tarafın dayandığı 07.11.1996 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı ve 34 numaralı belirtmelik parseline uygulanan Ağustos 326 tarih 4 sıra numaralı tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, davacı dayanağı tapu kaydının ne şekilde oluştuğu araştırılmalı, bu tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon gördüğü parseller olup olmadığı araştırılarak varsa taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak örnekleri getirtilmeli, Hazine’nin tespite dayanak teşkil eden 19.11.1963 tarih 916 sıra numaralı tapu kaydının hangi nedenle oluştuğu ve hangi belirtmelik parseline tekabül ettiği, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı araştırılmak suretiyle mahallinde yeniden elverdiğince yaşlı, davanın sonucundan menfaati olmayacak yansız yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları, zirai bilirkişi, fen bilirkişiler huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte davacının dayandığı tapu kaydı ile 34 numaralı belirtmelik parseline uygulanan Ağustos 326 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, davacı tapusu nizalı taşınmazı kapsamıyor ise taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından somut olaylara dayanan beyanları alınmalı, zirai bilirkişiye taşınmazın niteliği konusunda, fen bilirkişisine ise, keşfi izlemeye olanak veren ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ve kroki düzenlettirilmeli, Hazine’nin tapu kaydının oluşum nedenine göre zilyetlikle edinilemeyecek yerlerden olması ve çekişmeli 211 ada 3 sayılı parselin her iki tapu kaydının da kapsamında kalması halinde hangi tapu kaydına değer verileceği hususu tartışılıp, toplanmış ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.