YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2462
KARAR NO : 2009/2653
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ilişkin mera tahsis kararı ve haritalarının celbi ile yerine uygulanması, çevre köylerden yerel bilirkişi ve taraf tanıkları dinlenerek taşınmazın öncesinin mera olup olmadığının sorulması, mera değilse zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş şekli konusunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, belirtmelik evraklarında adı geçen … … ve … …’in davalı ve babası ile akdi ya da irsi ilişkilerinin ne olduğunun sorularak saptanması, komşu parsellere ilişkin verilip kesinleşen kararlar olup olmadığının araştırılarak mevcut ise getirtilerek davaya etkisi üzerinde durulması, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 174 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parselin, 4.5.1964 tarih 322 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tescil edildiği, Hazine adına oluşan tapu kayıt tarihine göre geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmediği bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 46/1. maddesi koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan iki ayrı keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler ve tesbit bilirkişisi doğum tarihlerine göre taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik ile ilgili bildikleri ve gördüklerini olaylara dayalı olarak ve objektif biçimde anlatmışlardır. Bu kişiler Hazine tapusunun oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresini yaşları gereği bilebilecek durumdadırlar. Bilirkişi ve tanık beyanları ve dosya kapsamından davalı … lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.