Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/992 E. 2007/1270 K. 12.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/992
KARAR NO : 2007/1270
KARAR TARİHİ : 12.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında temyize konu 347, 439, 865 ve 875 parsel sayılı 5712, 6250, 390 ve 18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ve davalılar adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı …, tapu kaydı, hibe ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … mirasçılarının yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile 347 ve 439 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacılar … mirasçıları vekilinin 865 ve 875 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; mahkemece bu taşınmazların muris …’tan çocukları …,… ve …’ya miras kaldığı, davacı tarafça bu parsellerin babası tarafından kendisine devredildiğinin ispatlanamadığı, davaya dayanak tuttuğu tapu kayıtlarının da bu taşınmazlara uymadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş isede; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Taşınmazların tarafların murisleri …’tan kaldığı tartışmasızdır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler davacının tutunduğu 10.7.1952 tarih 18 nolu tapu kaydının mevkii ve doğu, batı, kuzey sınırı ile çekişmeli 865 ve 875 sayılı parseller ile dava dışı 866, 867 ve 873 sayılı parselleri, birlikte kapsayacak şekilde uyduğunu bildirmiştir. Tapuda taşınmazın cinsi tarla olarak gösterilmiştir. Bir tapu kaydının taşınmaza uyduğunun kabulü için mevkii ve üç sınırının uyması yeterlidir. Taşınmazların üzerindeki ahşap ev, ahır ve samanlığın kim tarafından yapıldığı, zilyedinin kim olduğu araştırılmamıştır. Tapu kaydı kapsamında kaldığı bildirilen dava dışı 867 ve 874 nolu parseller …, 866 nolu parsel … mirasçıları davacı ve davalılar adına, 873 nolu parsel ise davacı … … adına senetsizden tesbit edilmiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden tarafsız, yaşlı, yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler ve tarafların yine aynı şekilde gösterdikleri tanıklar ve teknik bilirkişi marifetiyle keşif yapılmalı, davacının tutunduğu 10.7.1952 tarih 18 nolu tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte
./..
2007/992-1270 S/2

okunup bu kayıtdaki sınırlar özellikle batı ve güneydeki ” …’ten mahdumu … ‘ya geçen tarla” sınırları zeminde tek tek gösterilmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, üzerindeki ahşap ev ahır ve samanlıkların kim tarafından ne zaman yapıldığı ve kimin zilyetliğinde bulunduğu sorulup saptanmalı, fen bilirkişiden keşfi izlemeye olanak veren kroki ve rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.4.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.