Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/426 E. 2007/458 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/426
KARAR NO : 2007/458
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’nun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, … 1. İcra Mahkemesinin 20.4.2005 tarihli ve 2005/7 esas ve 2005/194 sayılı kararın infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe iren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas kanunu’nun 337. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, … 1. İcra Mahkemesinin 2.6.2005 tarihli ve 2005/7 esas ve 2005/194 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2005 tarihli 2005/1585 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 8.3.2006 gün ve 9927 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 31.1.2007 gün ve Y.E.2006/45360 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, mal beyanında bulunmamak suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’un 337.maddesinde 10 gün hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337.maddesindek eylemin yaptırımı 10 gün disiplin hapsine dönüştürülmüştür. Öte yandan, suç tarihinden sonra, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….” , Diğer taraftan yine aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nun 2/1-l maddesinde disiplin hapsi; “kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapis” olarak tarif edilmiştir. Bu çerçevede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2005 gün ve 2005/1585 sayılı müteferrik kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’nun 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, 1.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.