YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4097
KARAR NO : 2008/3826
KARAR TARİHİ : 30.05.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “… , …, … 5.2.1987 günlü müdahale dilekçesi ile tespitten önceki haklara dayanarak asli müdahil sıfatı ile davaya katılmak istediklerine ve taşınmazın miras bırakanlarından kendilerine kaldığını iddia ettiklerine göre, delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, müdahillerin istekleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsizliği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı … müdahiller davasının reddine, çekişmeli 220 ada 123 sayılı parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve müdahil … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı deliller ile yasaya uygun gerektirici nedenlere ve çekişmeli parselin tespitine dayanak olan 1936 tarih 55 ve 56 sayılı vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsadığı belirlendiğine göre davacı Hazinenin yerinde olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Müdahil … mirasçısı …’nin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların kök murisi …’tan intikal ettiği, … terekesinin taksimi sonucu eşi …’ye isabet ettiği onun da oğlu … …’ye sattığı, … …’nin de 1966 tarihli senetle davalı …’e satıp zilyetliğini devrettiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın ortak kök muris …’tan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak kök muris … terekesinin ölümünden sonra usulen taksim edilip edilmediği ile usulen taksim edilmişse çekişmeli taşınmazın hangi mirasçıların payına düştüğü, çekişmeli taşınmazın taksim dışı bırakılıp bırakılmadığı hususundadır. … kök muris …’ın ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu ve akibetlerinin ne olduğu araştırılmadan karar verilmiştir. Taksime dayanan taraf taksimin varlığını, taksimin tarihini ve taksime bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, taksimde paydaşlara verilen paylar ile bunların akibetlerinin ne olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Doğru sonuca varılabilmesi için ortak kök muris …’ın ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmazlara ait onaylı tutanak örnekleri dosya içine
getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşifte bilirkişi ve tanıklardan ölüm gününe göre kök muris …’ın terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, … mirasçıları arasında usulen taksim olup olmadığı, taksim varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa hissesine karşılık ne aldığı, taksimden önce veya sonra mirasçılar tarafından kendi aralarında veya 3. şahıslara pay satışı veya hibesi olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın taksim dışı bırakılıp bırakılmadığı, diğer mirasçıların davalının kullanımına itiraz edip etmedikleri, müstakilen diğer paydaşlar adına ortak kök muristen intikalen gelen taşınmaz tespit edilip edilmediği gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, uzun süreli kullanımın harici taksimin karinesi olabileceği ve taksimde pay eşitliğinin zorunlu olmadığı da gözönünde tutulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile gerekçeyle çelişkili hüküm oluşturulması isabetsiz olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.