Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4302 E. 2008/3816 K. 30.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4302
KARAR NO : 2008/3816
KARAR TARİHİ : 30.05.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 39 parsel sayılı 2745,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapuda ve vergide kaydına rastlanılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olduğu belirtilerek çamlık vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.Davacı …, yasal süresi içinde vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli değildir. Dosyada bulunan 19.10.2007 havale tarihli … yüksek mühendisi Necat Saltbaş tarafından düzenlenen raporda taşınmazın eğiminin %25 olduğu, %20 bölümünde ise henüz toprak oluşumunun gerçekleşmediği, bu kısımların halen taşlık durumda bulunduğu, üzerinde zeytin ve meyve ağaçları ile birlikte 21 adet 40 yaşında ve 4 adet 10 yaşında kızıl çam ağacının bulunduğu belirtilmiş, aynı havale tarihli orman yüksek mühendisi … ve fen bilirkişisi … … tarafından düzenlen raporda da taşınmazın bugünkü vasfının orman niteliğinde bulunduğu bildirilmiştir. Zirai bilirkişi raporunun sonuç kısmında ve orman bilirkişisinin de 2.7.2007 tarihli ek raporunda, taşınmazın “çamlı ve zeytinli tarla” vasfında olduğu şeklinde görüşe yer verilmiştir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları ise taşınmazın tarım arazisi olduğunu ve 50 yılı aşkın süre ile davacı tarafından kullanıldığını söylemişlerdir. Buna göre raporlar arasında ve raporlar ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunmaktadır. Doğru sonuca ulaşmak için mahallinde yeniden yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceki keşifte hazır bulunmayan tüm tespit bilirkişileri, üç kişilik ziraatçı bilirkişi ve orman bilirkişileri marifetiyle keşif yapılmalı,yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın başlangıcında ne durumda bulunduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ayrıntılı olarak sorulmalı, bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanakları ve kayıtları yardımıyla denetlenmeli, keşif sırasında alınan
beyanlar ile tespit tutanaklarının edinme sütunundaki açıklamaların çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişki giderilmeye çalışılmalı, ziraatçı bilirkişi heyetinden, taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım şekli, taşınmaz üzerinde bulunan 21 adet 40 yaşında ve 4 adet 10 yaşında kızıl çam ağacının taşınmazın yüzölçümü de dikkate alınarak taşınmazın vasfını etkileyip etkilemediği, ekonomik amacına uygun kullanımın bulunup bulunmadığı konusunda çevre parsellerle kıyaslamalı olarak ve taşınmazın fotoğrafı da eklenmek suretiyle düzenlenecek rapor ile orman bilirkişisi heyetinden taşınmazın memleket haritasındaki durumunu gösteren rapor alınarak orman yüksek mühendisi … tarafından düzenlenen iki rapor arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen bu çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.