YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4273
KARAR NO : 2008/3649
KARAR TARİHİ : 26.05.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 135 ada 49, 50 ve 51 parsel sayılı 1227.28, 206.97, 722.84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 135 ada 49 sayılı parsel davalı …, 135 ada 50 sayılı parsel davacı …, 135 ada 51 sayılı parsel davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 135 ada 50 sayılı parsel ile davalılar adına tespit edilen 49 ve 51 sayılı parseller arasındaki sınırın yanlış tespit edildiği, 50 sayılı parselin yüzölçümünün 365 metrekare olması gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kısmen kabulü ile; çekişme konusu 135 ada 49 sayılı parselin teknik bilirkişilerin rapor ve krokisinde sarı renk ile taralı 76.57 metrekarelik kısmın tefriki ve davacıya ait 50 sayılı parsele ilavesine, 135 ada 51 sayılı parselin yeşil renkle taralı 77.82 metrekarelik kısmının ise bu parselden tefriki ile davacıya ait 50 sayılı parsele ilavesine, dava konusu 135 ada 49, 50 ve 51 sayılı parsellerin teknik bilirkişilerin rapor ve krokisi doğrultusunda krokide gösterilen sınır ve mesaha ile yeniden tapuya kayıt ve tesciline, teknik bilirkişilerin 30.11.2007 tarihli krokisinin kararın eki sayılmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, 135 ada 51 sayılı parsel tespit maliki … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bizzat keşifte hazır bulunan davalı … imzalı beyanı ile mahalli bilirkişi tarafından gösterilen zeminde mevcut bu sınırı kabul ettiğini ve bu sınıra göre taşınmazını kullandığını beyan etmesine ve mahalli bilirkişi tarafından gösterilen sınıra göre düzenlenen teknik bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olmasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine; ancak kadastro hakimi doğru, açık, infaza tereddüt yaratmayacak şekilde taşınmazların kim yada kimler adına tescil edildiğini belirterek açık sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu halde çekişmeli taşınmazların tescil edilen yüzölçümleri ile, kimler adına tescil edileceği yönünde hüküm kurulmaması isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı
gerektirmediğinden; kararın hüküm kısmının 1. fıkrasının sonuna ve “davacıya ait 50 nolu parsele ilavesine” sözcüklerinden sonra gelmek üzere; “böylece 135 ada 50 sayılı parselin 361.36 metrekare olarak davacı İsmail oğlu … adına, 135 ada 49 sayılı parselin 1150.71 metrekare olarak davalı … oğlu … adına, 135 ada 51 sayılı parselin 645.02 metrekare olarak davalı … oğlu … adına tesciline” sözcüklerinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, 26.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.