YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3820
KARAR NO : 2008/3794
KARAR TARİHİ : 29.05.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 65, 385, 431, 494, 496, 590 ve 599 parsel sayılı 6000, 16200, 5200, 2600, 12000, 8200 ve 8400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 65 parsel, 61 sayılı parselin miktar fazlası olduğu, 385, 431, 494 ve 496 sayılı parseller kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 590 ve 599 sayılı parseller Hazine adına vergi kaydı olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiş, beyanlar hanesinde 65, 431, 494, 496 sayılı parsellerin …, 385 ve 590 sayılı parsellerin … ve 599 sayılı parselin …’ın işgalinde olduğu gösterilmiştir. Davacıların babası …’ın itirazı Kadastro Komisyonunda reddedilmiş, davacı … 65, 385 ve 431, … 494 ve 496, … 590 ve 599 parsellere yönelik olarak irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davaların reddine ve çekişmeli parsellerin tesbit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, tesbitten sonra ölen babalarının terekesinin taksimi sonucunda oluşan müstakil haklarına dayanarak dava açtıklarına, tesbitten sonra doğan haklara ilişkin uyuşmazlıklarda Kadastro Mahkemesi görevli olamayacağına göre mahkemece işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesinde Kadastro Mahkemesinin zaman bakımından görev ve yetkileri belirlenmiştir. Buna göre tesbit gününden sonra doğan haklara dayanarak açılan davalara bakma görevi Kadastro Mahkemesine ait değildir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 7. maddesi gereğice mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, resen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 29.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.