Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4006 E. 2008/3747 K. 27.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4006
KARAR NO : 2008/3747
KARAR TARİHİ : 27.05.2008

MAHKEMESİ : Kandıra İcra Mahkemesi

Yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesi uyarınca 2 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Kandıra İcra Mahkemesinin 16.05.2007 tarihli ve 2007/105-216 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.03.2008 gün ve 14745 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 04.04.2008 gün ve K.Y.B.2007/70024 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen yedieminlik görevini kötüye kullanmak eylemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesi ile 2 aydan 6 aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, ancak aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 289. maddesinde düzenlenmiş ve üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası ile yaptırım altına alınmıştır. Suç tarihi olan 27.05.2005 tarihinden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile Değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…….” hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekirken, yürürlükten kaldırılan hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Kandıra İcra Mahkemesinin 16.05.2007 tarihli ve 2007/105-216 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ın 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2.maddeleri dikkate alınarak 2 ay karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 1.200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 27.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.