YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9636
KARAR NO : 2009/43
KARAR TARİHİ : 12.01.2009
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanıklar …, …, … ve … haklarındaki icra davasının düşürülmesine dair Kayseri 3. İcra Mahkemesinin 11.4.2008 tarihli ve 2007/1519 esas, 2008/808 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.4.2008 tarihli ve 2008/279 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesinin 5.fıkrasına göre, sadece iştirak halinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğerlerini de kapsayacağı, diğer hallerde sanıkların biri ya da birkaçı hakkında şikayetten vazgeçmekle birlikte diğerleri hakkında şikayetin devam edebileceği ve şikayetin bölünebileceği, mal beyanında bulunmama suçunun iştirak halinde işlenebilecek suçlardan olmadığı, şekli bir suç olup, her şahsın diğerinden bağımsız olarak sadece kendi malını beyan edebileceği, herkesin kendi malından ve mal beyanından ayrı ayrı mesul olduğu, bu durumda bir sanık hakkında müşteki vekilinin şikayetten vazgeçmesinin mümkün olduğu ve bu vazgeçmenin diğer sanıklara sirayet etmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Gerekçeli kararda icra dosyasının incelendiği belirtildiği halde duruşma zaptında bu yönde bir kaydın yer almaması ve mal beyanına konu borcun neden kaynaklandığının açıklanmaması ile denetime olanak verilecek şekilde Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/44 esas, 2007/89 karar sayılı ilamının ve icra takip dosyası örneklerinin dosya içerisine konulmamasında,
İsabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.10.2008 gün ve 52014 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 11.11.2008 gün ve K.Y.B.2008/225083 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tüm dosya kapsamına göre; mal beyanında bulunmama eylemi iştirak halinde işlenebilecek suçlardan değildir. Borçluya isnat edilen suç şekli bir suç olup, her borçlu diğerinden bağımsız olarak sadece kendi mal varlığını beyan edebileceğinden, borçluların her biri kendi mal beyanından ayrı ayrı sorumludur. 5237 sayılı TCK’nun 73. maddesinin 5. fıkrası sadece iştirak halinde işlenebilecek suçları kapsadığından; atılı eylemde borçlulardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğer borçluları kapsamayacağı gözetilmeksizin, borçlular hakkındaki davanın düşürülmesine dair verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırıdır.
Belirtilen nedenle kararın bozulması karşısında tebliğnamenin 2. bendinde talep edilen bozma nedenini tartışmakta hukuki yarar görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2008 tarih ve 2008/279 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, “yargılamanın yenilenmesi yasağı” nedeniyle bozma kapsamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.