YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10346
KARAR NO : 2009/122
KARAR TARİHİ : 15.01.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 132 ada 3 parsel sayılı 36120.19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve üzerine 1990 yılında karakol binası yapıldığı açıklanarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar …ve … vekili yasal süresi içinde tapu kaydı ve kesin hükme dayanarak çekişmeli taşınmazın 17.000 m2 kısmının davacılar adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 26.04.2007 tarihli uzman bilirkişiler raporunda (A) harfi ile gösterilen 17.000 m2 kısmının 1/2 hisselerle davacılar … ve … adına, bakiye kısmın davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz karakol binası ve tarla niteliğinde davalı Hazine adına tespit edilmiş; davacılar vekili 29.03.2000 tarih (9) numaralı tapu kaydı ile bu tapu kaydının tesciline esas hükme dayanak olan tescil krokisinde (1/B) ve (2/B) olarak gösterilen toplam 17.000 m2 yüzölçümündeki bölümün çekişmeli taşınmazın içinde kaldığından bu kısımların davacılar adına tescili istemiyle dava açmıştır. Uzman fen bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 26.04.2007 tarihli rapor ve ek raporda çekişmeli taşınmazın kısmen tescil krokisinde (2/B) olarak gösterilen bölümde kaldığı bildirilmiştir. Uzman fen bilirkişiler tarafından dosyaya sunulmuş 26.04.2007 tarihli rapor ve ek raporda, çekişmeli taşınmazın davacı tarafın dayanağını oluşturan tescil krokisinde (1/3) olarak gösterilen bölümde kaldığına ilişkin herhangi bir bilgi yer almamaktadır. Aynı şekilde; dosyaya sundukları raporlarında tescil krokisinin uygulanamaması nedeniyle çekişmeli parselin ne kadarlık bir bölümünün tescil krokisinde (2/B) olarak gösterilen alanda kaldığını belirleyemediklerini belirtilen fen bilirkişileri, aynı tarihli ek raporlarında, tescil krokisinde belirtilen yüzölçüme itibar edip batı ve kuzey sınırlarında bulunan yolları sabit sınır kabul ederek tapuya kapsam tayin ettiklerini ve bu kısmı ekli krokilerinde mavi renkle sınırlı gösterdiklerini bildirmişlerdir Uzman fen bilirkişiler ek raporunun eki olan alanı hesaplama çizelgesi ve ifraz krokisinde mavi renkle sınırlı gösterilen alanın (A) harfiyle işaretlendiği ve miktarının (10.000) m2 olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı tarafın tescil krokisinde (1/B) ve (2/B) olarak gösterilen toplam 17.000 m2 yüzölçümündeki alanın, uzman fen bilirkişilerin ek rapor ve krokilerinde (A) harfi ile etrafı mavi renkli kalemle çizilmiş, içerisi sarı olarak boyanmış alan olduğu değerlendirilerek hüküm kurulmuştur. Bu durumda davacı tarafın dayanağını oluşturan tescil krokisi, dosyaya sunulan uzman bilirkişilerin rapor ve ek raporları ile, mahkemenin
kabulü birbiriyle uyumlu bulunmamaktadır. Bu şekilde doğan uyumsuzluk ve çelişkiler giderilmeden hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden yapılacak keşifte davacı tarafın dayanağını oluşturan tescil krokisi bir bütün olarak usulen mahalline uygulanmaya çalışılmalıdır. Dosyada mevcut uzman bilirkişiler raporlarından tescil krokisinin fenni sıhhate haiz olmadığının anlaşılması nedeniyle uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanakları ile zemin üzerindeki sabit doğal ve yapay sınırlardan yararlanılmalı, özellikle zemin üzerindeki yolların tescil krokisinin düzenlendiği tarihten sonra güzergah değiştirip değiştirmediği gözetilmeli, bir bütün olarak tescil krokisinde sabit sınır oluşturan Yüksekova-Esendere yolundan başlamak suretiyle tescil krokisi ile kadastro paftası çakıştırılmaya çalışarak çekişmeli taşınmazın tescil krokisinin (2/B) ile gösterilen alanı içinde mi, yoksa (1/B) ve (2/B) ile gösterilen alanları içinde mi kaldığı yöntemince belirlenmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.01.2009 günüde oybirliğiyle karar verildi.