Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/4218 E. 2022/13911 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4218
KARAR NO : 2022/13911
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamı öncesi davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairemizin 22.10.2015 tarihli 2014/15441 Esas 2015/17517 Karar sayılı ilamı karar bozulmuş olup, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
Hükmün, davalı … …. Tic. Ltd. Şti., davalı …. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. ve ihbar olunan … A.Ş. vekilleri ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- İhbar olunan, taraf sıfatı bulunmayan … A.Ş.’nin temyiz isteminin hukuki yararı bulunmadığından reddine,
2- Davalı … …. Tic. Ltd. Şti., davalı …. ve İnş. Tic. Ltd. Şti., davalı …’ın temyiz istemlerine gelince; rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi, 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi, İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Eldeki dava, 01/04/2011 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece bozma öncesi kararda davacı tarafından alacağın miktarının belirlenebileceği ve belirsiz alacak davası açılamayacağından bahisle davanın reddine dair karar verilmiş, iş bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairemizce 22.10.2015 tarihli.2014/15441 Esas, 2015/17517 Karar sayılı ilamı ile iş kazası nedeniyle tazminat ve rücu istemli davaların, kusur oranlarının ve tazminat miktarının belirsizliği nedeni ile belirsiz alacak davası olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş; uyulan bozma ilamı sonrası ;mahkemece, davalı …’nın %50 oranında trafik iş kazasında kusurunun olduğu, diğer davalı sürücü …’ın %50 oranında aynı şekilde kusurunun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
Bu kapsamda, yukarıda belirtildiği şekilde, rücuan tazminat davalarında sorumluluk kusura dayalı olduğundan, davalı … …. Tic. Ltd. Şti. ve …. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden hükme esas alınan kusur raporunda herhangi bir kusur atfı söz konusu olmadığından, kurum alacağından sorumlu tutulmaları isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, hükmü temyiz eden davalı … …. Tic. Ltd. Şti., davalı …. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. ve ihbar olunan … A.Ş. vekilleri ile davalı …’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.