YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/811
KARAR NO : 2007/742
KARAR TARİHİ : 15.03.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 146 ada 5 parsel 10.347.18 metrekare, 146 ada 6 parsel sayılı 7.175.62 metekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 5 parsel davalı …, 6 parsel … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli parsellerin evveliyatının mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 146 ada 5 ve 6 sayılı parsellerin davalılara ait 1564 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kalıp zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalılar yararına gerçekleştiği, nizalı yerlere ilişkin davalılar lehine … Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.09.1987 tarih 1987/196 esas, 1988/114 karar sayılı Yargıtay denetiminden geçerek 20.03.1989 tarihinde kesinleşen kararının bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş, davacı Hazine vekili, nizalı taşınmazların Toprak Tevzii Komisyonunun 528 ve 529 nolu parselleri olduğundan bahisle kararı temyiz etmiştir. Yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dosya içinde bulunan … Sulh Hukuk Mahkemesinin men’i müdahale dosyasında davacı …, davalılar Hazine ve … Köyü Tüzel kişiliği olup, davacının babası … adına olan 1938 tarih 1564 tahrir numaralı vergi kaydının, 2.890 metrekare miktarlı … Mevkiindeki taşınmazı kapsaması nedeni ile davanın kabulüne, davalıların müdahalesinin men’ine karar verilmiş, karar Yargıtay 8.Hukuk Dairesi tarafından 20.03.1989 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece söz konusu kesin hüküm karara dayanak yapıldığı halde mahallinde yapılan keşifte kesin hükme esas alınan kroki uygulanmamıştır. Mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve uzman bilirkişi huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davalıların dayandığı … Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.09.1987 tarih 1987/196 esas, 1988/114 karar sayılı ilamı ve eki kroki, kadastro paftası ve 1972 tarihli tevzii haritası uygulanmalı, hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, uzman ziraat mühendisinden veya mühendisler kurulundan arazinin niteliği ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenilmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye kadastro paftası ile 1972 tarihli tevzi haritası ve mahkeme ilamı eki kroki çakıştırılarak tevzi parselinin ve kesin hükmün kapsadığı alanları gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Uygulama sırasında 1938 tarih 1564 tahrir nolu vergi kaydının doğusu yol okumakta olup meraya bitişik olduğundan yolun sabit sınır kabul edilemeyeceği, değişebilir sınırlı vergi kaydının miktarı ile geçerli olduğu, Toprak Tevzii çalışmalarında da vergi kaydı miktarının 598 parsel nosu ile davalıların murisi … … adına belirtildiği nazara alınmalıdır. Vergi kaydı miktarı ile bu bölüm dışında kalıyor ise kesin hüküm haritası kapsamındaki yerin davalılara aidiyeti, bakiye kısmın meradan açıldığının kabulü gerekir iken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.3.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.