Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4710 E. 2009/2812 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4710
KARAR NO : 2009/2812
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ancak haksız olarak üyelikten ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, davacının üyelik şartlarını taşımadığını, bu nedenle ihraç kararının yerinde olduğunu ve davacının süresinde dava açmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının genel kurul kararı ile ihraç edilip bu karar davacıya tebliğ edilmediği için kesinleşmediği, daha sonra davacının iki ayrı yönetim kurulu kararı ile tekrar ihraç edildiği ve bu ihracın geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiş; hüküm davalı kooperatif yöneticileri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Yasa’nın 16. maddesinde çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece, re’sen dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda davacının araç maliki olmadığı gerekçesiyle 09.02.2007 tarihinde kooperatif üyeliğinden ihracına kararı verildiği ve bu kararın 23.02.2007 tarihinde birlikte sakin eşi aracılığı ile davacıya tebliğ edildiği noter ihtarnamesinin onaylı örneğinden anlaşılmaktadır. Bu tebligat davacının da kabulünde olup, ihraç kararının tebliğine dair bir itiraz da yoktur. Dava 13.8.2007’de açılmıştır. Mahkemece davacının 26.04.2006 tarihli genel kurulda ihraç edildiği ve bu kararın tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın süresinde açıldığı kabul edilmiş ise de bu kararın tebliğ edilememesi üzerine davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından davacının yeniden ihracına karar verilmiş ve bu karar davacı üyeye tebliğ edilmiştir. Bu bağlamda muhatabına tebliğ edilememiş, bu nedenle kesinleştirilememiş ve geçerlik kazanamamış bir ihraç kararından sonra, kooperatifçe usulüne uygun olarak yeniden ihraç kararı verilmesine yasal bir engel yoktur. Bu durumda davacı hakkında en son 09.02.2007 tarihinde verilen ve 23.02.2007 tarihinde tebliğ edilen ihraç kararından sonra, 13.08.2007 tarihinde açılan bu davada 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 21.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.