YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/313
KARAR NO : 2007/590
KARAR TARİHİ : 08.03.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında tapu kaydı nedeniyle 147 ada 43 parsel sayılı 4505.52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … mirasçıları … ve müşterekleri, 147 ada 45 parsel sayılı 1222.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devlet Demiryolları, 147 ada 49 parsel sayılı 560.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … mirasçıları … ve müşterekleri ve 148 ada 5 parsel sayılı 7113.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, tespitte uygulanmış tapu kaydına göre yüzölçümü 4571 metrekare olması gereken 147 ada 46 parsel sayılı taşınmazın eksik yüzölçümü ile 2703.31 metrekare olarak Hazine adına tespit edildiğini bildirerek, eksik kısmın komşu taşınmazlarda kaldığı iddialarına dayanak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve dava konusu taşınmazların ilgili davalılar adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazine’nin davasının reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi ilgili davalılar adlarına tescillerine karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davaların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11/1.maddesinde düzenlenen 30 günlük askı ilan süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/1.maddesi gereğince 30 günlük askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması halinde kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kesinleşen tutanaklara karşı açılan davalarına bakma görevi ise Kadastro Mahkemelerine değil Genel Hukuk Mahkemelerine aittir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 7.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Askı ilan süresi içinde davaların açılmadığı ve tutanaklarının kesinleştiği belirlendiğine göre mahkemenin görevsizliğine, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçelerinin reddine ve dosyanın görevli ve yetkili Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.