YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7121
KARAR NO : 2022/13949
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının davalı işveren … Adıyaman Bölge Müdürlüğü bünyesinde sigortalı olarak çalışarak emekli olduğunu ancak çalıştığı dönemde prime esas kazançlarının Kurum’a eksik bildirildiğini, ücret alacağının tahsili için açılan Adıyaman İş Mahkemesi’nin 2010/101 esas, 2011/290 karar sayılı dosyasında davacının günlük kazancının 62,93 TL. olduğunun tespit edildiğini, karar gereğince ücret farklarının davacıya ödendiğini, ortaya çıkan ücret farklarının prime esas kazanca dahil edilerek, eksik bildirilen ve eksin yatırılan primlerin SGK’ya ek bildirge ile bildirilmesi gerektiği halde, işlemlerin yapılmadığını belirterek Adıyaman İş Mahkemesi’nin 2010/101 esas 2011/290 karar sayılı kararına göre ödenen ücret farklarının prime esas kazanç kapsamında olduğunun tespitine, eksik bildirilen prime esas kazançların ve karşılığı primlerin SGK’ya ödemenin yapıldığı son ayın primine esas kazancına dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Islah dilekçesi ile de 21.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, farklı yıl ve aylara ilişkin ayrı ayrı tespit edilen ücret ödemelerinin ait olduğu aylara yansıtılmasını ve ilave tediye ücretlerinin de ait olduğu aylara mal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacı için fark tahakkuku yapıldığı tespit edildiğini, bu fark tahakkukunda herhangi bir SGK matrahı oluşmadığını, fark tahakkuku yapılan dönemler için herhangi bir SGK kesintisi de yapılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın kabulü ile,
1-Davacının prime esas gerçek kazancının davalıya ait işyerinde;
Temmuz 2005 ayında 238,56 TL
Ağustos 2005 ayında 340,80 TL
Eylül 2005 ayında 340,80 TL
Ekim 2005 ayında 340,80 TL
Kasım 2005 ayında 340,80 TL
Aralık 2005 ayında 340,80 TL
Ocak 2006 ayında 351,00 TL
Şubat 2006 ayında 351,00 TL
Mart 2006 ayında 351,00 TL
Nisan 2006 ayında 351,00 TL
Mayıs 2006 ayında 351,00 TL
Haziran 2006 ayında 351,00 TL
Temmuz 2006 ayında 289,69 TL
Ağustos 2006 ayında 366,90 TL
Eylül 2006 ayında 207,91 TL
Ekim 2006 ayında 122,30 TL
Kasım 2006 ayında 366,90 TL
Ocak 2007 ayında 372,60 TL
Şubat 2007 ayında 372,60 TL
Mart 2007 ayında 372,60 TL
Nisan 2007 ayında 372,60 TL
Mayıs 2007 ayında 372,60 TL
Haziran 2007 ayında 372,60 TL
Temmuz 2007 ayında 372,60 TL
Ağustos 2007 ayında 372,60 TL
Eylül 2007 ayında 372,60 TL
Ekim 2007 ayında 372,60 TL
Kasım 2007 ayında 372,60 TL
Aralık 2007 ayında 372,60 TL
Ocak 2008 ayında 383,70 TL
Şubat 2008 ayında 383,70 TL
Mart 2008 ayında 383,70 TL
Nisan 2008 ayında 383,70 TL
Mayıs 2008 ayında 383,70 TL
Haziran 2008 ayında 383,70 TL
Temmuz 2008 ayında 406,80 TL
Ağustos 2008 ayında 406,80 TL
Eylül 2008 ayında 406,80 TL
Ekim 2008 ayında 406,80 TL
Kasım 2008 ayında 406,80 TL
Aralık 2008 ayında 406,80 TL
Ocak 2009 ayında 422,40 TL
Şubat 2009 ayında 422,40 TL
Mart 2009 ayında 422,40 TL
Nisan 2009 ayında 422,40 TL
Mayıs 2009 ayında 422,40 TL
Haziran 2009 ayında 422,40 TL
Temmuz 2009 ayında 445,80 TL
Ağustos 2009 ayında 430,94 TL
Eylül 2009 ayında 445,80 TL
Ekim 2009 ayında 445,80 TL
Kasım 2009 ayında 445,80 TL
Aralık 2009 ayında 445,80 TL
Ocak 2010 ayında 456,90 TL
Şubat 2010 ayında 456,90 TL
Mart 2010 ayında 456,90 TL
Nisan 2010 ayında 76,15 TL eksik bildirildiğinin tespitine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“1)Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … vekili, işçiye yapılan ödemelerin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde tavan sını miktarı üzerinden yapıldığını, bildirilmesi gereken başka ek kazanç bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 4/1(a) maddesi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı öngörülmüştür.
Buna göre, maddenin 1/(b) bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Anılan Kanunun 3. maddesinde ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 80. maddesinin 1. fıkrasının (a)/(1) alt bendindeki “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi unsurlar da girmektedir. (3) numaralı alt bend gereğince, idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir.
Prime esas kazancın tespitine yönelik eldeki davada; işçilik alacağı dosyasının temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu, bu karar üzerine … tarafından 27.06.2011 tarihinde ödeme yapılmış olduğu, davacıya 15.09.2017 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının kuruma yaptığı başvuru sonrası kurumun talebi reddetmiş olduğu, dava konusu olan ücret alacakları yönünden fark ücretlerin çalışmanın geçtiği aylara mal edilerek bilirkişi raporunda hesaplama yapıldığı anlaşılmakla; Mahkemece, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dahil edilebileceği, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması karşısında ise, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiği hususları dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …’nın oylarıyla ve oyçokluğuyla, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2022 gününde karar verildi.
(M)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 2021/7772 E, 2021/11456 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
1. 5510 sayılı kanunun 80/1.d maddesindeki son aya mal etme uygulaması, yanlış bir yorumla yapılmaktadır. Zira maddeye göre “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir”. Görüldüğü gibi son aya mal edilecek ödeme, ücret dışındaki ödemelerdir. Oysa burada karar altına alınan ücret olduğuna göre son aya değil, tüm hizmet süresine mal edilmesi ve ödenip ödenmemesine bakılmaması gerekecektir.
2. Somut uyuşmazlıkta, davacının kesinleşmiş ve dönemlerine göre de işçilik alacakları tespitine esas olmuş belirlenen ücreti işçilik alacaklarında ödeme olgusuna bağlı olarak ödenmiş ise son aya mal etme yönünde yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Karar altına alınan ücret olduğuna ve ücretler hak edildikleri aya mal edileceğine göre karar yerindedir.
3. Kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun salt ücret yönünden son aya mal etme nedeni ile kararı bozması yasanın açık düzenlemesine aykırı olup, temel sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle çoğunluğun sadece son aya mal edilmesi yönündeki bozma kararına katılınmamıştır.