Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/11536 E. 2023/3564 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11536
KARAR NO : 2023/3564
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas 3. Ağı Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/12 Esas, 2021/207 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve sanıklar … ve … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istimarı suçundan açılan davada 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, sanıklar … ve … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası, sanık …’in aynı Kanun’un 39 uncu maddesi delaleti ile 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve her iki sanık hakkında 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/526 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık … müdafii ile sanık … müdafii ve sanık … müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.08.2022 tarihli ve 9- 2022/110376 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının kendi içinde çelişkili olduğuna, müvekkili aleyhinde mahkumiyet hükmüne esas alınan mesaj ve görüntü kayıtlarının hukuka uygun delil niteliğinde olmadıklarına, Sulh Ceza hakimliğinden alınan arama ve el koyma kararına isitinaden gece saat 01.00 sularında yapılan aramanın hukuka aykırı olduğunu ve bu kararla elde edilen video ve mesaj içeriklerinin de hukuka aykırı delil olduğunu, zira kanuna göre ancak gecikmesinde sakınca olunan hallerde gece vakti arama ve el koyma işleminin yapılabileceğini, savcının gündüz vakti kolluğa bu işlemi yaptırabilecekken gece vakti yaptırması işlemi hukuka aykırı hale getirdiğini, kaldı ki müvekkilinin mesajları arkadaşlarına karşı böbürlenme düşüncesiyle gönderdiğine, gerçekte mesajlarda yazdığı şekilde bir eylemde bulunmadığına, hukuka aykırı bu delile dayandırılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, mahkeme başkanının ısrar ile sorması üzerine müvekkilinin duruşmada söz konusu mesajları kendisinin arkadaşlarına çektiğini kabul etmesinin, olayın olduğu anlamına gelmeyeceğini, mağdure beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2022/526 E 2022/835 K sayılı müvekkil hakkındaki mahkumiyet kararının bozulmasını talep ettiklerine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin sanık … ile mağdurenin cinsel ilişki eylemlerine haberdar olmadığına, herhangi bir cinsel ilişkiye şahit olmadığına, mağdureyi ilk defa o gün gören müvekkilinin, mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğunu bilmediğine, tarafların özel konuşmak istemeleri üzerine onları araçta yalnız bırakarak yanlarından uzaklaştığına, sanık …’in mağdurenin cinsel istismara uğramasına bilinçli şekilde yardımda bulunmadığına, bu yönüyle müvekkili açısından atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinde düzenlenen fiile yardımın nasıl olacağına ilişkin şartlara da müvekkilinin eyleminin uymadığına, mağdurenin dahi sanık …’e yönelik cinsel istismara yardım ettiğine dair şikayetinin olmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğuna, dosya kapsamındaki delillerin mağdurenin beyanlarını desteklemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle müvekkilinin beraatine karar vermek gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanları, tanıkların anlatımları, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları, dosya kapsamında alınan raporlar, digital metaryeller ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların mağdureye karşı atılı suçları işlediklerinin sabit olmasına rağmen bir kısım sanıkların nitelikli cinsel istismar suçundan beraatlerine karar verilmesinin ve mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların cezalarının ise alt sınırdan tayin edilmesinin doğru olmadığına, ayrıca Bakanlık lehine vekalet ücreti talep ettiklerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Her ne kadar sanık … hakkında cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, sağlık için tehlikeli madde temini, kasten yaralama (sanığın evinde gerçekleştiği iddia olunan sobaya itme eylemi yönünden), özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçlarından, sanık … hakkında; cinsel istismar, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, suça sürüklenen çocuk … *** hakkında nitelikli cinsel istismara yardım suçundan, SSÇ … … *** hakkında nitelikli cinsel istismara yardım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal (Gelen 17.03.2021 tarihli kolluk raporuna göre; SSÇ … in konu cinsel organ görüntüsünü paylaştığına ilişkin delil bulunmamaktadır.) suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmış ise de; 26.06.2020 tarihli adli görüşme ve değerlendirme raporuna göre katılan-mağdure beyanlarının kısmen tutarlı olduğunun belirtilmesi karşısında, katılan mağdure beyanlarını destekler her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, hukuki, inandırıcı, tarafsız, somut bir delil bulunmamakla sanıkların ve SSÇ’lerin atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

2. Sanık …’ın kendi beyanı ile sabit olduğu üzere olay tarihi olan 16.06.2020 günü konuşacağını söyleyerek on beş yaşından küçük katılan-mağdureyi aradığı, katılan-mağdureyi arkadaşı sanık …’in sevk ve idaresindeki …’in aracıyla … Barajı’na götürdüğü, her ne kadar sanık istismar eylemine yönelik inkar yollu savunma yapmış ise de; olay sonrası arkadaş grubuna atmış olduğu yukarıda değinilen mesajlardan ve katılan-mağdurenin tutarlı beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın, sanık … araçtan indikten sonra katılan-mağdurenin vajinasına organ sokmak suretiyle istismar eyleminde bulunduğu Mahkemece sabit görülerek sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık …’in araç temin etmek ve şoförlük yapmak suretiyle sanık …’ın eylemlerine yardım eden olarak sorumlu olduğu, asli iştirak kapsamında bir eyleminin bulunmadığı bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin şartları oluşmamakla somut olaya uygulanmamıştır. Yine sanık …’ın cinsel istismar eylemini gerçekleştirirken cebir veya tehdit kullandığı yönünde her türlü şüpheden uzak somut bir delil bulunmamakla, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası somut olaya uygulanmamıştır. Sanık …’ın cinsel istismar eylemini birden fazla kez gerçekleştirdiği yönünde her türlü şüpheden uzak somut bir delil bulunmamakla hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmamıştır.

3. Katılan-mağdurenin sanık …’e ait ve onun sevk ve idaresindeki aracı ile … Barajına götürüldüğü, sanık …’in sonrasında araçtan indiği ve arkadaşı olan sanık …’ın cinsel eyleminine bu şekilde yardımcı olduğu, eylem sonrası katılan-mağdureyi ikametine sanık …’in bıraktığı sabit olmakla sanık …’in çocuğun cinsel istismarına yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiş ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar … ve … ile Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Verilen Beraat Kararları Yönünden
Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk haklarında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B.Sanıklar … ve … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları Yönünden
Suç tarihi itibarıyla on dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, rapor, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar … ve … ile Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Beraat Kararları Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/526 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararında Sanık … müdafii, Sanık … müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B: Sanıklar … ve … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/526 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.