Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1398 E. 2023/1938 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1398
KARAR NO : 2023/1938
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2301 E., 2022/2997 K.
DAVALILAR :1-… 2- …
vekilleri Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18.03.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/78 E., 2022/223 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılardan … vekili ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan … ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 05.11.2011- 28.08.2013 tarihleri, 08.10.2014 ile 18.01.2015 tarihleri arasında davalılardan …’a ait işyerinde kesintisiz şekilde grafik tasarımcısı olarak çalıştığını, 19.01.2015 ile 21.09.2015 tarihleri arasında işyerinin devri neticesinde davalılardan …’a ait işyerinde kesintisiz grafik tasarımcısı olarak 1500 TL ücret ile çalıştığını, davacının SGK’ya gerekli bildirimin yapılmadığını ve primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini, defalarca sigorta girişinin yapılması için talepte bulunduğu halde sadece 21.09.2015 ile 19.12.2015 tarihleri arasında sigortasının yapıldığını, davacının çalışmasının sigortalı çalışanların tanıklığı, değişik dönemlerde davalı … ile davacı arasında Facebook üzerinden iş hakkında yapılan görüşmeler ve tasarımların resimleri, çekilen fotoğraflar, kargo şirketlerinden alınan gönderilerin teslim işlerindeki davacıya ait imzalar vs yasal delillerle kanıtlanacağını, Manavgat 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/526 Esas, 2013/619 Karar sayılı dosyasında davacının …’ın müşteki olduğu bu dosyada davalı lehine verdiği tanık beyanı olduğu, bu beyanla davacının davalının yanında çalıştığını ispat ettiğini belirterek davacının davalı şirkette 05.11.2011-28.08.2013 tarihleri ve 08.10.2014 – 21.09.2015 tarihine kadar çalıştığının tespiti ile bu çalışmalara ait yatırılmayan primlerin işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı …’ın çalıştığını iddia ettiği işyerinin 05.01.2015 tarihine kadar …, o tarihten sonra da … tarafından işletildiğini, … döneminde davacının bu işyerinde çalışmasının olmadığını, o dönemde Balıkesir ‘de öğrenci olduğunu, …’ın internet sitesini tasarlaması ile aralarında dostluk oluştuğunu, tatil amaçlı Manavgat’a geldiğini, bir ofisi olmadığı için internet tasarımı yapabilmesi için ofisi ihtiyacı olduğu zamanlarda kullanmasına izin verildiğini, işyerinde çalıştırılmadığını, ayda 1 veya 2 defa işi düştükçe ofise geldiğini, sonra okuluna döndüğünü, aradan belli bir zaman geçtikten sonra 2015 yılı başında işyerini … adına açtıklarını, bu arada davacının da 2015 yılı içinde Manavgat’ta olduğunu öğrendiklerini, ara sıra internetten yaptığı grafik çalışmaları ile ilgili yazılar, gönderiler yaptığını, internet sitesini davacı düzenlediği için bütün şifreleri bildiğini, Eylül ayı gibi paraya ve işe ihtiyacı olduğunu söyleyerek yanlarında çalışıp çalışamayacağını sorduğunu, yeni iş kurulduğu için yanlarında çalışabileceğini söylediklerini, davacının 21.09.2015 tarihi itibarı ile işe giriş yapılıp resmi olarak çalıştırılmaya başlatıldığı, sadece 21.09.2015 ile 02.01.2016 tarihleri arasında kısa süreliğine çalıştığını, kısa bir süre çalıştıktan sonra devamında 19.12.2015 tarihi ile 23.12.2015 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz işe gelmediğini, gelmediği günlerle ilgili olarak hakkında tutanak tutularak Manavgat 2. Noterliği’nin 24.12.2015 tarihli,17524 Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ”işe gelmemesi geçerli bir mazerete dayanıyor ise derhal bildirmesi aksi takdirde iş akdinin yasada işverene tanınan haklı nedenler ile feshedileceğinin” bildirildiğini, davacıdan cevap alınamayınca iş akdinin sonlandırıldığını, bunun dışında davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi başka çalışmasının olmadığını, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup reddinin gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının tespiti istenilen tarihler arasında sigorta hizmetine rastlanılmadığını, 21.09.2015 – 02.01.2016 tarihleri arasında sigortalı çalışması haricinde çalışmasının bulunmadığı, hizmet tespitine yönelik davalar için öngörülen şekilde titizlikle araştırma yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının 05.11.2011 – 28.03.2013 tarihleri ve 0810.2014 – 21.09.2015 tarihleri arasında müvekkili yanında sigortasız çalıştığının doğru olmadığı, davacının ders kayıtlarından da anlaşıldığı üzere 2011-2013 ve 2014-2015 tarihleri arasında ders seçme işlemlerini yaptığı, derse devam edip etmemesi ise kendi inisiyatifinde kalan bir husus olduğunu, davacının bu tarihlerde öğrenci olup Eskişehir’de ikamet ettiğini, ikametgah kayıtları, Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi’nden alınan belgelerle bunun kanıtlandığını, davacının hak düşürücü süre geçtikten sonra davayı açtığını, davacı ile davalı arasındaki tespiti istenen dönemlerde İş Kanunu uyarınca işçi-işveren ilişkisi(bağımlılık, süreklilik, talimat alıp verme gibi) bulunmadığını, davacının, davalıyla arasındaki tek ilişkisinin davalı tarafa bir defalık fiyatı karşılığında WEB sitesi hazırlamak olup, bu durum da davacının davalının işyerinde kesintisiz olarak çalışmasını gerektirmediğini, Eskişehir’de üniversite okuyan ve ikametgahı Eskişehir’de olan davacının davalının Manavgat’taki işyerinde kesintisiz çalışmasının mümkün olmadığını, davacının okul kayıtlarının üniversiteden istenilmesiyle birlikte kesintisiz çalışmanın olmadığının görüleceğini, gerekçeli kararda davalıya ait telefonla davacının görüşme yapmasının iş ilişkisine dayanak gösterildiğini, bunun başlı başına yeterli bir kanıt olmadığını, davacı ile müvekkil arasında bir tanışıklık olup böyle bir durum yaşanmasının hayatın olağan akışına ters olmadığını, tanık beyanları netlik içermeyip sadece iş yerinde gördüklerini söylediklerini, tanık ifadelerinin tek başına davanın kabulü için yeterli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.

2. Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkeme’nin salt bilirkişi raporunu dayanak alarak verdiği davacının … emrinde kesintisiz çalıştığı 653 ve 100 günlük dönemlere ilişkin hükmünün kaldırılmasını talep ettiklerini, Mahkemece tanıkların durumlarını saptamak için bordro kayıtlarının getirtilmesi, tanıkların dava konusu yapılan dönemler içerisindeki bordrolu çalışanlar arasından seçilmesi gerektiğini, somut olayda bordro kayıtlarının getirtilmediğini, tanıkların bu açılardan değerlendirilmelerinin yapılmadığını, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendiren davalardan olduğunu, asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğunu, davacının şahsi dosyası incelendiğinde çalıştığı sürelerin kendi imzasıyla kuruma sunulan işe giriş belgeleri gereği kurumdaki tarihler arasında olduğunun belli olduğunu, bu belgeler resmi belge niteliğinde olduğundan ve davacının bu belgelerin altındaki imzaları inkarı bulunmadığına göre bu belgelerin aksinin ancak eşdeğer nitelikte delillerle yapılması gerektiğini, kamu düzenini ilgilendiren davada Yargıtay’ın “çalışma olgusunun varlığının hiçbir şüphe ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde varlığı ve kesintisiz çalışma” kıstaslarının davacı açısından karşılanmadığını, tam olarak ispat edilemediğini, kamu düzenini ilgilendiren bu davada yeterli tanık beyanı bulunmadığını, eksik inceleme yapıldığını, tanıkların da beyanlarında somut tarihler vermeyip, muğlak ifadeler kullandıklarını bildirerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı ve feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
2. Feri müdahil kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup, davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.