Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/578 E. 2023/7739 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/578
KARAR NO : 2023/7739
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/34 Esas, 2015/108 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet, her iki sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat.

Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/108 sayılı Kararının katılan vekili ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan vekilinin temyizinin sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan ihaleye ilişkin sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Erbaa Belediye Başkanlığının katılma ve bu suçtan verilen hükümleri temyiz hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık … müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmünü vekalet ücretine hasren temyiz ettiği, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akkuş Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2014 tarihli ve 2013/1006 Soruşturma, 2014/31 Esas, 2014/10 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci alt bendi ve 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması, sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin birinci fıkrası ve 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci alt bendi uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/108 sayılı Kararı ile sanıkların ihaleye fesat karıştırma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası karşılığı 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyizi, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, kasıt ve fiil unsurunun gerçekleşmediği, suça konu belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmadığı, yetkili mahkemenin Erbaa Asliye Ceza Mahkemesi olduğu, kurulan mahkumiyet hükmünde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden ise, hakkında beraat kararı verilen sanık lehine avukatlık ücreti takdir edilmesi gerektiği hususlarına dairdir.
2.Katılan vekilinin temyizi, ihaleye fesat karıştırma suçunun failinin herkes olabileceği, bu sebeple de sanıklar hakkında bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in yetkilisi olduğu şirketin, … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan 07.10.2013 tarihli öğrenci taşıma ihalesine girmek için idareye sunmuş olduğu ihale evrakı içerisinde yer alan ve Erbaa Belediye Başkanı tarafından düzenlendiği görülen iş bitirme belgesinin sahte olarak düzenlendiğinin ortaya çıkması üzerine yapılan araştırmada, Erbaa Belediyesinde görev yapan sanık …’ın, bu belgeyi sanık …’in kendisinden ricada bulunması üzerine sahte olarak düzenlediğinin tespit edildiği iddialarıyla sahte belgeyi ihale işlemlerinde kullanan sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve her iki sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davalarında, Mahkemece; ihale sürecinde görev alan kamu görevlilerinin ihaleye fesat karıştırma suçunun faili olabileceği gerekçesiyle sanıkların ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatlerine, sanık …’ın ise resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olması nedeniyle sadece bu taleple sınırlı olarak yapılan incelemede; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, böylece yüklenen tüm suçlardan beraat etmediği ve avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği hususları dikkate alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereği sanık lehine vekalet ücreti takdiri mümkün olmadığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin hakime ait olduğu nazara alınarak, suça konu belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/108 sayılı Kararına yönelik … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/108 sayılı Kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin beraat hükmüne yönelik vekalet ücretine hasrettiği temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/108 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen mahkumiyet hükmünün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.