Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6624 E. 2023/7729 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6624
KARAR NO : 2023/7729
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/103 Esas, 2016/57 Karar
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2015 tarihli ve 2014/5288 Soruşturma, 2015/687 Esas, 2015/63 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/63 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/103 Esas sırasına kaydolunmuştur.
3. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2015 tarihli ve 2015/5319 Soruşturma, 2015/1665 Esas, 2015/160 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
4. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/160 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/241 Esas sırasına kaydolunmuştur.
5. Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/241 Esas, 2015/265 sayılı Kararıyla Mahkemenin 2015/103 Esas sayılı davası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesine ve yargılamanın 2015/103 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
6. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/103 Esas, 2016/57 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddenin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, şikayetçilerin beyanlarını teyit edecek hiçbir delil bulunmadığı halde beyanları mutlak doğru kabul edilerek hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Eleşkirt ilçe merkezinde Tedaş işletme şefi olarak görev yapan sanığın, 2011 ile 2013 yılları arasında elektrik borcunu yatırmak üzere kendisine başvuran toplam dokuz şikayetçiden aldığı 12.052 TL parayı kurum veznesine yatırması gerekirken uhdesinde tuttuğu iddiasıyla zincirleme basit zimmet suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; suçun sübut bulduğu kabul edilerek söz konusu suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Elektrik borcunu ödemek isteyen vatandaşların bir kısmından aldığı paraları kurum veznesine yatırmadığı halde borçlarının ödendiğini söyleyerek sahte makbuz ve ödendi belgesi verdiği ve para tahsil yetkisi bulunduğu anlaşılan sanığın eylemlerinde, zimmet ve miktarının tanık beyanları ile ortaya çıkarıldığı ve bu şekilde suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlendiği anlaşılmasına rağmen, sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılması, yine sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığı sırada, 6 yıl 10 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 6 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına, devamla 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken, 4 yıl 7 ay yerine 4 yıl 3 ay hapis cezasına ve ardından 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında yapılan indirim neticesinde, 3 yıl 9 ay 25 gün yerine 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini ile yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmolunduğu sırada bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece memuriyetten yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/103 Esas, 2016/57 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.