Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/5043 E. 2023/7747 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5043
KARAR NO : 2023/7747
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/1692 Değişik iş
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma ve rüşvet verme
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2021 tarihli ve 2021/18041 Soruşturma, 2021/16784 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/1692 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.02.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35813 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35813 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, şüphelilerin Antalya ili Kepez Belediyesine ait 112 Acil Büfe isimli yerin kiralanmasına ilişkin yapılan ihaleye fesat karıştırdıklarını ve ihaleyi alabilmek amacıyla rüşvet verdiklerini ifade ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, aynı konu ve olaya ilişkin olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2020 tarihli ve 2020/50086 soruşturma, 2020/50383 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2021 tarihli ve 2021/2414 soruşturma, 2021/2015 sayılı kararı ile soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden bahisle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2020 tarihli ve 2020/50086 soruşturma, 2020/50383 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında şüpheli … ve başka şüpheliler haklarında yalnızca ihaleye fesat karıştırmak suçundan soruşturma yürütüldüğü, rüşvet suçuna ilişkin ise soruşturma yapılmadığı gibi şüpheli … yönünden de herhangi bir işlem yapılmadığı, bununla birlikte anılan takipsizlik kararının eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozulması için dosyası ile birlikte 16/03/2022 tarihli ve 94660652-105-07-25663-2021-Kyb sayılı yazımızla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, incelemeye konu takipsizlik kararına esas teşkil eden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2021 tarihli ve 2021/2414 ihbar, 2021/2015 sayılı soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararında ise, meçhul şüpheliler haklarında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarına ilişkin olarak karar verildiği, bu itibarla şüpheliler haklarında atılı suçlardan yürütülmüş mükerrer nitelikte bir soruşturmanın bulunmadığı anlaşılmakla, öncelikle müşteki … ile şüpheliler … ve …’in ifadelerinin alınması, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2020 tarihli ve 2020/50086 soruşturma, 2020/50383 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/05/2021 tarihli ve 2021/2013 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan dosya ile incelemeye konu soruşturma dosyasının birleştirilerek soruşturmaların birlikte yürütülmesi, müştekinin 09/03/2021 tarihli şikayet dilekçesinde isimleri bildirilen tanıklar Akif Büyükbıçak, Avni Büyükbıçak ve Abdullah Güney ile müştekinin eşi olan ve ihaleye katılan Sibel Şahin’in ve diğer ihaleye katılan şahısların tanık olarak ifadelerinin alınması, müşteki tarafından rüşvet aldığı iddia edilen kişilerin de açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek, varsa buna ilişkin ilgili kişiler ile şüpheliler arasında gerçekleşen banka hesap hareketlerinin ve HTS kayıtlarının getirtilip, olayın aydınlatılmasına yarar delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadeleri dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Şüpheliler … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet verme suçlarını işledikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2021 tarihli ve 2021/18041 Soruşturma, 2021/16784 sayılı Kararı ile şikayetçinin dilekçesinde belirttiği olaylara ilişkin daha evvel soruşturma yapıldığı, farklı tarihlerde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği ve mükerrer soruşturma yürütülemeyeceği gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair Karar verilmiştir. Şikayetçinin itirazı üzerine merci Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 23.02.2022 tarihli ve 2021/1692 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun’un 172 nci maddesi “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir…”, 173 üncü maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir…” hükümlerini içermektedir.
3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

4.Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; merci Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğince, şikayetçinin beyanının alınması, şüphelilerin ifadelerine başvurulması, şüphelilerden … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.11.2020 tarihli ve 2020/50086 Soruşturma, 2020/50383 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.05.2021 tarihli ve 2021/2013 Değişik iş sayılı Kararının Dairemizin 08.09.2022 tarihli, 2022/3572 Esas ve 2022/10153 sayılı Kararı ile kanun yararına bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, bahse konu soruşturma evrakının incelenmesi ve önceki şikayetler ile ilgili yapılan soruşturmaların mükerrer olup olmadığının denetime imkan verecek şekilde irdelenmesi, şikayetçinin dilekçesinde bildirdiği Akif Büyükbıçak, Avni Büyükbıçak, Abdullah Güney, Sibel Şahin ile gerektiğinde ihaleye katılan diğer kişilerin tanık olarak ifadelerinin alınması, şikayetçinin rüşvet aldığını iddia ettiği kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi ve bu iddiaya ilişkin delillerin toplanmasından sonra şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/1692 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.