YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11100
KARAR NO : 2023/5570
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/133 E., 2016/96 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 10.10.2012, 22.11.2012
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 2012/305 Esas, 2013/231 Karar sayılı kararı ile 10.10.2012 tarihli olay nedeniyle sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
B. … 6. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar aleyhine temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.04.2014 tarihli ve 2013/12602 Esas, 2014/2707 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar arasındaki telefon konuşmalarına, diğer sanık …’ın 08.02.2013 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ve bu konuşmalarla örtüşen ifadesine, dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; sanıkların 10.10.2012 tarihinde ele geçirilen esrarla ilgili suça fail olarak katıldıklarının sabit olduğu, bu suçla ilgili olarak henüz dava açılmadan önce Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/3 esas sayılı davasına konu olan 22.11.2012 tarihli suçu işledikleri ve iki suç arasında hukuksal kesinti bulunmadığı dikkate alınarak; Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/3 esas sayılı davasının bu dava ile birleştirilmesi ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı suçu iki kez işleyen sanıklar hakkında zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıkların beraatlerine karar verilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası dosya, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/238 Esasına kaydedilmiş; ancak sanıklar hakkındaki dosyanın bu esastan tefrikine karar verilmekle, daha sonra 2014/359 Esas olarak kaydedilmiştir.
C. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli ve 2013/3 Esas, 2013/124 Karar sayılı kararı ile 22.11.2012 tarihli olay nedeniyle sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık … hakkında 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.04.2014 tarihli ve 2014/455 Esas, 2014/2708 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar hakkında, 10.10.2012 tarihinde işledikleri iddia olunan aynı nitelikteki suç nedeniyle … 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 2012/305 esas sayılı davanın 30.11.2012 tarihinde açılmasından
önce, 22.11.2012 tarihinde işledikleri ileri sürülerek bu davanın açıldığı, belirtilen iki suç arasında hukuksal kesinti bulunmadığı dikkate alınarak, delillerin birlikte tartışılması ve sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi için, aralarındaki bağlantı nedeniyle bu davanın … 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/305 esas sayılı davası ile birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası dosya, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/192 Esasına kaydedilmiştir.
E. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/359 Esas, 2014/297 Karar sayılı kararı ile Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/3 Esas (2014/192 Esas) sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/3 Esas (2014/192 Esas) sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiş; Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2014/192 Esas, 2014/219 Karar sayılı kararı ile … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/305 Esas (2014/359 Esas) sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/305 Esas (2014/359 Esas) sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. … 6. Ağır Ceza Mahkemesi ile Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz birleştirme uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 26.02.2015 tarihli ve 2015/3249 Esas, 2015/7611 Karar sayılı kararı ile … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/359 Esas sayılı dava dosyası ile Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/192 Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesine, davanın … 6. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
F. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/133 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile 10.10.2012 ve 22.11.2012 tarihli olaylar nedeniyle sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. 10.10.2012 tarihinde, önleme arama kararına istinaden oluşturulan uygulama noktasına gelen sürücülüğünü …’ın yaptığı ve yolcu koltuğunda …’ın bulunduğu araçta yapılan arama sonucu, aracın açlık kasa kısmında bulunan eşyaların arasındaki poşet içinde net 12.093 gram esrar ele geçirildiği, … ve … hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesi sonucu kesinleştiği, iletişim tespit tutanakları çerçevesinde sanık …’ın suça konu uyuşturucu maddeleri naklettiren kişi ve sanık …’in suça konu uyuşturucu maddeleri nakil sonrası teslim alacak kişi olduğunun değerlendirildiği olayda;
… İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin arama kararına istinaden …’ın kullandığı kamyonette yaptıkları aramada, kamyonetin açık kasa kısmında bulunan eski oturma grubu arasında, siyah renkli poşetlerde 6 adet karton kutu içinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, kriminal rapor ile suç konusu maddenin esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi parçaları olduğunun ve bu bitkilerden elde edilebilecek esrar miktarının 12093 gram olduğunun belirlendiği, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları belirtilen sanıklar …ve …ın uyuşturucu madde ticaretlerinin deşifresi amacıyla … Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.09.2012 tarihinde teknik takip destekli çalışma başlatıldığı, bu proje kapsamında sanıklar hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulandığı, sanık …’ın …’da bulunan…e teslim edilmek üzere …’dan temin ettiği esrarı … ve …’a naklettirdiği, suça konu esrar miktarı ve esrarın…e getirileceğine ilişkin …ve …arasında 15.10.2012 tarihinde saat 15:37:38 sıralarında gerçekleşen telefon görüşmesi, …ın …’dan esrar temini ve sevkiyatını kontrol edip, … ve …’ın önlerinde başka bir araçla yol kontrolü şeklinde öncülük yaptığının anlaşılması, …’ın olay günü …ile çok sayıda telefon görüşmesi yaptığına ve …ın öncü olarak önlerinde gidip yolda polis olup olmadığını kendilerine bildirdiğine ilişkin savcılık beyanı, …’ın olay günü … ve …ın kendisine ait hatla telefon görüşmeleri yaptıklarına dair savcılık beyanı, sanık …’in olay günü …ile telefon görüşmesi yaptıklarına, ancak telefon görüşmesinin …ın 35 yaşındaki dayısının ölümüne ilişkin olduğu şeklindeki kaçamaklı beyanı, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi sanıkların 10.10.2012 tarihinde ele geçirilen esrarla ilgili suça fail olarak katıldıklarının sabit olduğu gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. 22.11.2012 tarihinde, istihbari bilgi, iletişimin tespiti ve fiziki takip sonucu, sürücülüğünü Şeref’in yaptığı, yolcu koltuğunda Adil’in bulunduğu aracın öncü olarak, sürücülüğünü sanık …’ın yaptığı, yolcu koltuğunda Yaşar’ın bulunduğu aracın artçı olarak seyir halinde olduğunun değerlendirildiği, öncü aracın uygulama noktasında durdurulduğu, artçı aracın uygulama noktasının 3-4 kilometre gerisinde yön değiştirdiği, artçı aracın seyredebileceği güzergahın tespiti sonucu önü kesilerek durdurulduğu, yazılı arama emrine istinaden yapılan arama sonucu sanık …’ın sürücüsü olduğu artçı araçta 4 parça halinde net 6.600 gram esrar ele geçirildiği, Şeref, Adil ve Yaşar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesi sonucu kesinleştiği, iletişim tespit tutanakları çerçevesinde sanık …’in suça konu uyuşturucu maddeleri teslim alacak kişi olduğunun değerlendirildiği olayda;
10.10.2012 tarihli suçla ilgili olarak henüz dava açılmadan önce Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/3 Esas sayılı davasının bu dava ile birleştirilmesi ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı suçu iki kez işleyen sanıklar hakkında zincirleme suçla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;
A. 10.10.2012 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddenin sanık … tarafından sanık …’e teslim edilmek üzere naklettirildiği sabit ise de; 22.11.2012 tarihli olaya ilişkin iletişim tespit tutanaklarının dosyaya getirtilip duruşmada sanıklara okunarak diyeceklerinin sorulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
B. Mahkumiyet hükmüne esas alınan 10.10.2012 tarihli olay yönünden hükmün gerekçeli olduğu, ancak 22.11.2022 tarihli olay yönünden hükmün gerekçesiz olduğu belirlenmekle; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin yapılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yalnızca sanığın bir suç işleme
kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı suçu iki kez işlediğinin belirtilmesi suretiyle gerekçesiz olarak hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bentlerde açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/133 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.