Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6156 E. 2023/1360 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6156
KARAR NO : 2023/1360
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen dava taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, Dairece, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının Tarişbank’ın genel müdürlüğünü yaptığını, kredi müşterileri Ege Örme Ltd. Şti. ile Ege Giyim San. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredilerde mevzuata aykırı ve usulsüz işlemler bulunduğunu, kredi limiti üzerinde kredi kullandırıldığını, teminatların çok zayıf olduğunu, istihbarat raporlarında karşılıksız çek ve protesto kayıtlarına rastlandığı ve likitide ihtiyacını büyük ölçüde banka kredileri ile karşılandığı bildirildiği halde sürekli limit arttırımı ve limit aşımı suretiyle banka riskinin tahsil edilemeyecek hale getirildiğini, borçlunun tüm hacizli ve ipotekli mallarının satıldığını, halen 3.504.763,19 TL banka alacağının kaldığını ileri sürerek bu tutarın 05.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek %136 faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; Tarişbank’ın… Şubesi müşterisi olan Toskana Deri San. İmal. İth. İhr. A.Ş. ve Toskana Dış Tic. Deri San. A.Ş.’nin olumsuz koşullarına rağmen kredi limitlerinde aşımlar yapıldığını, riskin sürekli büyümesine neden olunduğunu, gerçeği yansıtmayan ekspertiz raporları esas alınarak ipotek tesis edildiğini, kredi teminatı olarak yine bankanın teminat mektubu ve aval kredisi verildiğini, devlet tahvili rehninin yetki alınmadan çözülerek firmaların tasarrufuna bırakıldığını, senetlerin firmaya iade edildiğini, alacağın kredi borçlusundan tahsil edilemeyeceğini ileri sürerek ana para, işlemiş faiz, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) toplamından ipotek miktarının düşülüp 15.433.593,05 TL’nin ana para için işleyecek %195 faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörüldüğü, yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul ettiği, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu olduklarının düzenlendiği, yönetim kurulu üyesi/genel müdür olan davalı ve diğer banka yöneticilerinin olumsuz istihbarat raporlarına rağmen yeterli teminat almadan kredi açtıkları, açtıkları kredinin ödenmediği, zarar ile davalı yönetim kurulu üyelerinin özen borcunun ihlali arasında uygun nedensellik bağının mevcut olduğu, davalının söz konusu kararların alınmasında kusursuz olduğunu ispat edemediği, davalı yönünden sorumluluğunun maddi şartlarının gerçekleştiği, dava ve birleşen davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 254.628,33 TL asıl alacak ile 1.398.053,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.652.681,94 TL’nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek %136 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12.08.2005 tarihinde yapılan 56.128,15 TL ile 21.11.2013 tarihinde yapılan 249,50 TL ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 2.086.220,15 TL asıl alacak, 8.352.673,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.438.893,99 TL’den, dava dilekçesinde bahsi geçen 500.000,00 TL ipoteğin mahsubu ile belirlenen 9.938.893,99 TL’nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek %136 temmerüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 09.12.2005 tarihli 239.705,92 TL’lik ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekili, ek kararı da temyiz etmiş, Dairemizin geri çevirme kararlarında sonra mahkemece 17.01.2022 tarihli ek karar ile her bir davada (asıl ve birleşen davalar yönünden) alınması gereken peşin nispi temyiz harç miktarının ayrı ayrı hesaplanarak 7 gün içerisinde yatırılması, aksi durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 434/3 maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağına karar verileceği hususları belirtilmek suretiyle 04.06.2021 tarihli düzenlenen muhtıranın davalı vekiline tebliğine rağmen muhtırada belirtilen miktarların davalı vekilince belirtilen yasal süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun’un 434/3 maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine, bu davalı yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 24.06.2022 tarihli ve 2022/1724 E., 2022/4239 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; banka yönetim kurulu üyesinin usulsüz kredi kullandırmasından kaynaklanan istemde banka zararının sadece hesap kat ihtarında belirtilen miktar kadar değil kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle oluşan faiz ve diğer masrafları da kapsadığını, banka zararının hesaplanmasının münhasır kredi faizi ile sınırlı tutulamayacağını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Davacı TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.