YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1050
KARAR NO : 2023/4310
KARAR TARİHİ : 10.07.2023
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 17.09.2012 tarihinde imzalanan ortak yapım sözleşmesi ile “NEVA” isimli filmin çekim ve pazarlaması için anlaşma yapıldığını, filmin çekim maliyetinin taraflar arasında hisseleri oranında karşılanacağının ve gelirlerin paylaşılacağının kararlaştırıldığını, davalılara davacı ve… tarafından 500.000,00 TL verildiğini, ancak filmin zamanında tamamlanmadığını, filmin zamanında bitirilmemesi halinde müvekkilinin ödemiş olduğu pay bedelini %25 fazlası ile ve ödeme tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile ödemeyi davalıların kabul ettiklerini ileri sürerek maddi manevi zararlarının tahsilini, maliyet dışı fazla ödemelerin tespiti ve iadesini, cezai şart gereği ödenen pay bedelinin %25 fazlasının ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 10.04.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla hukuki adlandırma Mahkemeye ait olmak üzere 44.628,35 TL tazminat, sözleşmenin 4 üncü maddesinin uygulanması talebi ile toplamda 105.000,00 TL tazminat, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, davalarını bu şekilde ıslah ettiklerini bildirmiş ve ıslah harcını yatırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sözleşme feshedilmeden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, filmin belirlenen süre içinde bitirildiğini, davacının ortak yapımcı sıfatının bulunmadığını, yapımcı tarafından üstlenilen “Neva” adlı filmin yapımı ve pazarlamasının sağlanmasına mali katkıda bulunmak amacıyla davacı tarafça 250.000,00 TL ödenmesi ve bunun karşılığında 5 yıl için elde edilecek gelirlerden %25 hissesi oranında gelir elde etmesine yönelik mali içerikli ticari bir sözleşme olduğunu, davalı …’ya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında 17.09.2012 tarihli sözleşmeyle filmin yapım maliyetinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının ise film maliyet payının %25 olarak tespit edildiği, yani davacının filmin yapım maliyetine katkısının 250.000,00 TL’yi aşmayacağına sözleşmenin yorumlanması sonucunda ulaşıldığı, sözleşmenin 4 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında geçen “filmin gösterime girmek üzere tam hazırlanması” ibaresinden filmin kayıt ve tescil belgesinin alınması anlamı çıktığı, filmin kayıt ve tescil belgesinin ise 07.06.2013’te alındığı ve böylece filmin yapımının taahhüt edilen tarihte tamamlanmış olmamakla birlikte sinema sektörü ve piyasa koşulları etkisinde davalı eserin yapımı ve sinema gösteriminin ve diğer gelir getirici faaliyetlerinin makul sayılacağı, ayrıca filmin 13.09.2013 vizyon tarihli olmasının davacının mali menfaatlerini zedeleyecek bir tarih olarak değerlendirilmeyeceği, vaktinde, yani 31.12.2012 tarihinde kayıt tescil belgesinin alınmamış olmasının davacının mali menfaatlerini zedeleyen bir sonuca yol açmadığı, ancak sözleşmenin 4 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan taahhüde aykırı olduğu, davalıların, bu film için, tüm belgeli kalemler ve belgesiz giderler de ticari teammül, sektör koşulları, olağan uygulamalar ve hakkaniyet uyarınca %20 olarak kabul edildiğinde dava konusu film maliyetinin 816.426,60 TL olması gerektiği, bu itibarla davacının katılma oranı maliyetlerin %25’i olduğundan, 204.106,65 TL’nin davacının baştan film maliyeti olarak ödediği 248.735,00 TL’den çıkarıldığında bakiye olarak ödenmesi gereken miktarın 44.628,35 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 44.624,35 TL’nin davacının ihtarı tebliğ olmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davacının diğer tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 21.09.2022 tarihli ve 2021/258 E., 2022/6133 K. sayılı kararıyla “…1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, taraflar arasında “NEVA” adlı film çekimi ve pazarlanması işi için 17.09.2012 tarihinde imzalanan protokol kapsamında yapılan maliyet dışı fazla ödemelerin iadesi, filmin zamanında tamamlanamaması nedeniyle maddi manevi tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan tarafların imzasını taşıyan protokol başlıklı belgenin 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, filmin çekim maliyetinin 1.000.000,00 TL olduğu, tarafların kendi hisseleri oranında maliyeti karşılayacakları, (davacı) …’nün hisse oranının %25 olduğu, masrafların bu tutarı aşması halinde aşan kısmın tamamen (davalı) Arca Medya Tv San. ve Ltd. Şti. tarafından karşılanacağına dair düzenlemelere yer verilmiştir. Davacı tarafından filmin yapım maliyetinin kararlaştırılan bedelden daha az olduğu gerekçesiyle ödenen maliyet bedelinin fazla kısmının iadesi talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 480/1. ve 3. numaralı bentleri uyarınca, bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür, eser öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. Buna göre, protokolün 4/3. maddesinde kararlaştırılan 1.000.000,00TL bedelin götürü bir bedel olarak belirlendiği anlaşılmakla, artık davalının ödediği maliyet bedelinin kısmen iadesini istemesi doğru olmayacağından, davacının bu talebinin reddi gerekirken, mahkemece hesap yapılarak talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir. 3- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; protokolün 4. maddesinin 3. fıkrası, filmin gösterime girmek üzere tam olarak hazırlanmasının 31.12.2012 tarihine kadar bitirilmiş olacağı, bu tarihe kadar bitirilmemesi halinde (davalı) Arca Medya Tv San. ve Ltd. Şti.’nin ödenen pay bedelini %25 fazlası ile ödemeyi taahhüt ettiği hükmünü haiz olup, işbu maddede düzenlenen yaptırımın cezai şart niteliğinde olduğu ve cezai şartın talep edilebilmesi için bir zararın doğmuş olmasının şart olmadığı, protokolde kararlaştırılan 31.12.2012 tarihinde filmin gösterime girmek üzere tam olarak hazırlanmadığı, zira filmin kayıt ve tescil belgesinin 07.06.2013 tarihinde alındığı, bu durumda davacı tarafın cezai şart talep etmekte haklı olduğunu anlaşılmakla, davacının bu yöne ilişkin talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının değerlendirilmediğini (davalı … yönünden), müvekkili …’nın protokolde imzası olmadığı gibi sadece davalı şirketin ortağı olduğunu, davacının herhangi alacağı bulunmadığını, cezai şart niteliği itibariyle sebebe bağlı olup kayıtsız şartsız bir borç ikrarı niteliğinde olmadığından dolayı ve tek taraflı olmasından ötürü davacı tarafın cezai şart adı altında talebinin yersiz olduğunu, ayrıca davacı ihtarnamesinin müvekkillerine tebliğ olunmadığı da dikkate alındığında müvekkilleri temerrüde düşürmediğinden ve akdi feshetmediğinden davacının cezai şart talep hakkının bulunmadığını, davacının sözleşme süresince filmin gelirinden payına düşen oranda gelir elde ettiğini, bu nedenle cezai şart konusuz kalmış olup uygulama alanı bulunmadığını, filmin süreden önce tamamlandığının davacı yana ihtar edildiğini, vizyona girme tarihinin farklı unsurlara bağlı olduğunu, filmin süresinde tamamlanmış olduğunun hukukçu ve sektör uzmanlarınca belirlenmiş olduğunu, bu konuda bir tartışmaya mahal bulunmadığını, filmin tescil tarihine ilişkin sözleşmede açık bir hüküm de bulunmadığını, tescilin tamamlanmasında geçen süreç bürokratik ve idari işlemler sonucunda gerçekleştiğinden tescil tarihine ilişkin müvekkilinin bir dahli olmasının mümkün olmadığını, ayrıca sözleşme feshedilmeyerek ve müvekkili temerrüde düşürülmeyerek ve sözleşme süresince davacının gelir elde etmiş olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde cezai şartın hukuken bir uygulama alanının bulunmadığını belirterek Mahkeme kararının husumet yönünden bozulmasına, Yargıtay bozma ilamının aleyhe bozma yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında “NEVA” adlı film çekimi ve pazarlanması işi için 17.09.2012 tarihinde imzalanan protokol kapsamında yapılan maliyet dışı fazla ödemelerin iadesi, filmin zamanında tamamlanamaması nedeniyle maddi, manevi tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.