YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11375
KARAR NO : 2023/5933
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3258 E., 2022/194 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 14.07.2019, 19.11.2019
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/350 Esas, 2021/10 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2020/411 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/3258 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. 19.11.2019 tarihli olayda CD görüntülerinde görüldüğü üzere kolluk görevlilerinin yetki aşımı ile yaptıkları aramanın hukuka aykırı olduğuna, 4. 19.11.2019 tarihli tutanakta sanığın sokak üzerinde yakalandığı belirtildiği halde sanığın çayevinde yakalanması nedeniyle taraflı ve gerçekten uzak şekilde düzenlenen tutanağa itibar edilmemesi gerektiğine, 5. 14.07.2019 tarihli olayda kolluk tarafından fiziki görgüye dayalı bir alışverişin söz konusu olmadığına, kolluk tarafından düzenlenen tutanağın tanık ve sanık beyanlarıyla çeliştiğine, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
19.11.2019 tarihinde sanığın bildirilen adresinde yapılan aramada kullanım sınırının üzerinde net 42.0 gram eroin ve 6-mam içeren maddenin, üzerinde eroin kalıntısı bulunan 2 adet terazi, kaşık ve telefon kartının, çok sayıda klipsli poşetlerin ve paket lastiğinin ele geçirilmesi, sanığın savunması, olay tutanağı ve bu tutanağı doğrulayan tutanak tanıklarının beyanları, uzmanlık raporu ve telefonunda uyuşturucu ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen mesajların tespit edilmesi hususları nedenleriyle ve 14.07.2019 günü kolluk görevlilerinin şüphelenerek tanıklar …ve …’ı göz takibine aldıkları sırada şahısların yanlarına gelen sanığa para vererek sanıktan bir cisim aldığının tutanak tanıklarınca net olarak görülmesi, kovalamaca esnasında …in elindeki 0,6 gram eroin ve 6-mam içeren maddeyi bir aracın altına atması, …’ın ise elindeki maddeyi burnuna çekmesi, sanığın kaba üst aramasında üzerinden 180,00 TL paranın çıkması, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre suç yerinin ortaokula 150 metre, camiye 154 metre mesafede bulunması, …’ın sanığı tanımadığına ilişkin beyanına rağmen sanığın … ile karşılaştıklarını beyan etmesi nedeniyle suç tarihleri 14.07.2019 ve 19.11.2019 olan olayların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirildiği ve suç tarihleri arasında hukuki kesinti bulunmadğı değerlendirilerek, sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 14.07.2019 tarihli eylemi sabit ise de; 19.11.2019 tarihli eylemde sanığın evinde yapılan arama ile ilgili usulüne uygun olarak verilmiş arama kararı veya yazılı arama emri bulunmadığından sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarihli, 2014/1065 Esas ve 2016/43 Karar sayılı 2,240,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyetin kesin nitelikte olup temyiz yeteneği bulunmadığından tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/3258 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.