YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1942
KARAR NO : 2023/561
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Hükmü katılma yoluyla temyiz eden davalı vekiline, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesi 07.11.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432 nci maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 22.11.2021 tarihinde verilmiş olup, davalı vekilinin süresi geçtikten sonra yaptığı temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yaptığı tasarımlarını ya da kendisine iletilen siparişleri Amerika’ya ihraç ettiğini, 24.12.2005 tarihinde karşı ödemeli ve ekspres olarak 11 parça mobilyanın özel olarak paketlenerek ve bütün paketlerin üzerine de “kırılabilir” uyarısı da yazılarak Amerika’ya belirtilen adreslere teslim edilmesi konusunda davalı ile anlaştığını ve davalıya çekler verildiğini, ekspres yani 2 iş günü olan 26.12.2005 tarihinde ulaşması konusunda anlaşılan paketlerin bir süre gümrükte kaldığını, paketlerden 3 tanesinin davalı tarafından yanlış adreslere gönderildiğini daha sonra yine davalı tarafından yanlışlık fark edilerek doğru adrese ancak 3 ay sonra teslim edildiğini; ancak bu 1, 2 ve 3 no.lu paketlerin hasarlı ve kullanılamaz durumda olduğunu, 7 no.lu paketin ise 23.02.2006 tarihinde ulaştırılmış olmasına rağmen müvekkilinin müşterisinin bu gecikme nedeniyle siparişini iptal ettiğini, 6 no.lu paketin ancak 07.03.2006 tarihinde ulaştırıldığını, 4,5,8,9,10,11 no.lu paketlerin ise 26.12.2005 tarihinden beri kayıp olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete vermiş olduğu çeklerden 3 tanesini yani 9.000,00 YTL’yi ödediğini, gecikmeden dolayı davalı şirketle yapılan görüşmeler sonucu 4 adet çekin iptal edilerek onların yerine 3 adet başka çekler verildiğini; ancak 6 adet paketin davalı tarafından kaybedildiğini, teslim edilen paketlerin de oldukça geç teslim edildiğini ve ayrıca hepsinin hasarlı ve kullanılamaz durumda olduğunu, müvekkilinin davalının bu kusurlu eylemi nedeniyle müşterilerinin siparişlerinin iptali ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili ile çalışmak istemediklerini, mevcut siparişlerini de dondurduklarını ve gözden geçireceklerini ifade ettiklerini, müvekkilinin oldukça büyük ticari itibar kaybettiğini, maddi yönden de büyük zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkete 07.04.2006 tarih 2.370,00 TL bedelli, 18.05.2006 tarih 5.000,00 TL bedelli, 30.05.2006 tarih 6.730,00 TL bedelli ve 15.06.2006 tarih 1.500,00 TL bedelli çekler ile önceden ödenen 9.000,00 TL toplamı 24.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve davalı şirkete ödenen 9.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 11 paketten oluşan ve fatura değeri 765,00 USD olan konişmento tahtında müvekkiline 24.12.2005 tarihinde alıcı ödemeli olarak ve alıcı adresine gönderilmek üzere emtia teslim ettiğini, paketlerin 28.12.2005 tarihinde USA Gümrüğüne girdiğini ve paketlerin ilgili mevzuat uyarınca Gümrükte incelemeye alındığını, bu aşamada alıcının taşıma ve gümrük masraflarını öğrenerek malı almaktan imtina etmesi üzerine Gümrükte gönderilen adres ve ödeme yönünden işlem yapılabilmesi için davacıdan bilgi istendiğini, 20.01.2006 tarihine kadar gönderinin Gümrükte bekletildiğini, gönderiye el konulmak üzere iken davacıya bildirim için son gün olarak ilettikleri 20.01.2006 tarihli yazının geldiğini, anılan yazı uyarınca davacının gönderinin müşteri tarafından nakliye bedeli yüksek bulunduğundan alınmadığını, gönderiyi başka bir adrese yönlendirmek istediklerini, gönderi bedelinin müşteriden tahsil edilerek taraflarınca yapılacağının belirtilerek alıcı ödemeli gönderinin gönderici ödemeliye çevrildiğini, adres değişikliğinin bildirildiğini, bu tarihten sonra Gümrük işlemlerinin değişikliğe göre uyarlandığını, gönderinin 10.02.2006 tarihinde Gümrükten çıkabildiğini, takiben yönlendirilen adres sahibinin de adres değişikliği yaptığını ve tüm paketlerin değiştirilen bu adrese teslim edildiğini, davacının paketlerin kaybedildiği iddiasının doğru olmadığı gibi taşınanların hasarlı olduğu iddiasının da taraflarınca kabul edilmediğini, paketler alıcıya teslim edilmiş olup hasar sebebiyle tesellümden imtinanın söz konusu olmadığını, yükün taşınmasından kaynaklanan ve taşıyıcıya atfı kabil bir kusur var ise bunun da davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, sunulan fotoğrafların hasarı kanıtlamadığını ayrıca bu hasarın taşıma kaynaklı kusurdan doğduğunun da herhangi bir bilirkişi incelemesi veya eksper raporu ile tespit edilmediğini, davacı tarafından sandık içinde paketlenmiş olduğundan müvekkilince sandık açılmak suretiyle kontrol yükümlülüğünden bahsedilemeyeceğini, yükün uygun paketlenmiş olup olmadığının davacının sorumluluğunda olduğunu, gecikmenin Amerika Gümrüğü ile adres ve ödeme değişikliğinden kaynaklandığını davacı tarafın da bunu kabul ederek müvekkiline teslim tarihinden sonra çekler verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 09.04.2018 tarih, 2014/313 E. ve 2018/465 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.11.2019 tarih, 2018/5879 E. ve 2019/7057 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kötü niyet tazminatı yönünden temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taşıma ücretinden alıcı veya alıcının işaret ettiği kimselere teslim edildiği ispatlanamayan 3 kap eşyaya isabet eden navlunun bilirkişiler marifetiyle hesaplattırılarak sonucuna göre menfi tespit ve istirdat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınan ürün adedi 11 tane olup navlun ücretinin 24.600,00 TL olduğu, kaybolan 3 parçanın navlun ücretinin taşınan ürün/kaybolan ürün hesabına göre 6.709,09 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın eksik tespit edildiğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeceyeğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden dolayı davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 781 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.