Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4836 E. 2023/2416 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4836
KARAR NO : 2023/2416
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/47 E., 2015/127 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli 2013/47 Esas 2015/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 24.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.09.2020 havale tarihli ve 2016/100745 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Yangın çıkan iş yerinin babasına ait olduğuna, iş yeriyle hukuken ve fiilen bağı bulunmadığına, çalışma ruhsatı ve aboneliklerin babası adına olduğuna, dolayısıyla alınması gereken tedbirlerin iş yeri sahibi tarafından alınması gerektiğine, hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, yargılama sırasında yoğun duygusal halinden dolayı iş yerinin kendisine ait olduğunu beyan ettiğine, adeta fiili üstlenmiş gibi davrandığına ancak iş yeriyle alakası olmadığına ,

2.Yangının çıkış nedeni konusunda raporlarda çelişki olduğuna, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine,

3.Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesine ilişkindir.

B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın yangın çıkan iş yeriyle bir ilgisi olmadığına, iş yeri ruhsatı ve aboneliklerin sanığın babasına ait olduğuna ve aralarında ticari bir ilişki ya da ortaklık olmadığına, yangın çıktığı sıralarda sanığın babasının hastanede tedavi altında olması nedeniyle kendisi ile muhatap olunması amacıyla iş yerinin kendisine ait olduğuna dair ifade verdiğine,

2.Taraflı ve çelişkili bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

3.Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

1.Yerel Mahkemenin Kabulü:

Dosya kapsamında yapılan incelemede sanık iş yerinin kendine ait olmadığını, babasına ait olduğunu çıkan yangında kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş ise de; soruşturma aşamasında alınan ilk beyanlarında işçilere güvenlikleri ile ilgili talimatlar verdiğini, yangın sonucu ölen …’ın sigortasını yaptırdığını, tanıkların yangını görüp haber verdiklerinde babasından bahsetmeyip sanığı çağırması, sanık savunması ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın söz konusu iş yerini çalıştırdığı anlaşıldığından iş yerinin sahibi olmadığı yönündeki savunmalarının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir. iş yeri sahibinin kusurlu olduğunu belirten 03.05.2013 tarihli bilirkişi raporu ile işveren olan sanığın kusurlu olduğuna yönelik 08.04.2014 tarihli raporlar değerlendirildiğinde sanığın kusurlu eylemi sonucu soncunu Hakan’ın ölümüne neden olduğu anlaşıldığından cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek bir gün karşılığı olarak 40,00 TL belirlenmesinin adalete ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesinde düzenlenen “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. (…)”

5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.”
Hükümlerinde şekli şartları oluşsa bile hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda takdir hakkı bırakıldığı; şekli şartların oluştuğu tüm dosyalarda otomatik olarak uygulanması gerektiğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı hükümlerin lafzi olarak yorumlanmasından anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamında sanığın iş yerinde daha önce de yangın çıktığının kendi beyanlarıyla sabit olduğu, mağdurun ilk celse alınan beyanında katılma talebi olmasada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin adli sicil kaydına etkisi, sanığın 3. celse alınan savunmasında yangının çıktığı işyerinden “benim işyerim” diye bahsetmesine rağmen yargılamanın sonuna doğru iş yerinin babasına ait olduğu, kusurlu eyleminin bulunmadığı, babasının da öldüğüne yönelik savunmalarının bulunması, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine yönelik kanaatin oluşmasının sanığın taksirli eylemi nedeniyle sebep olduğu sonucu ortadan kaldırmayacağı, cezaların suçun işlenmesinin önlenmesine yönelik olması gerektiği göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin takdiren uygulanmaması gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” şeklindedir.

2.Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı tarafından 19.03.2012 tarihinde düzenlenen otopsi raporunda …’nun haricen tarif edilen ve vücudun yaklaşık %30’nu kapsayan 2. derece alev yanığı ve kuvvetle muhtemel yangın ortamından kaynaklanan CO ( karbonmonoksid) zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edilmiştir.

3.Olay nedeniyle ölen …’nun babası olan … sanıktan şikayetçi olup davaya katılmak istememiştir. Olay nedeniyle sanığın maddi veya manevi herhangi bir zarar giderimi yapmadığını beyan etmiştir.

4.
Yangın bilirkişisi itfaiye amiri tarafından düzenlenen 14.02.2012 tarihli raporda, yangının iş yerinin karşısında bulunan Ordu yolunun sınırındaki elektrik direğinden yaklaşık 30 metre sanayi cereyanı çekilen kablonun panonun girişinde aşırı ısınması sonucunda ark (kısa devre) oluşturarak yangını başlattığı bu esnada panoda patlamalar yaparak yangının genişlemesine neden olduğu tespit edilmiştir.

5.Olay yeri inceleme raporunda, “itfaiye amiri …’ın ilk tespitine göre yangının elektrik panosundan çıktığı ve atölye tavanının ahşap olmasından dolayı ve kabloların buradan götürülmesinden dolayı yanma olayının tavan kısmında daha yoğun olduğu, eks şahsın yatmakta olduğu yatakhane giriş kapısının dış kısmının yandığı ancak iç kısmında yanma olayının gerçekleşmediği, yatakhane üst kısmındaki yazıhane bölümünün pencerelerinin ahşap olduğu dış kısmının ve iç kısmının tamamen yanmış olduğu içeride bulunan sobanın içinde az miktarda kül bulunduğu ve üst kapağının kapalı durduğu” tespit edilmiştir.

6.Elektrik elektronik mühendisi bilirkişi tarafından mahallinde 28.02.2012 günü yapılan inceleme sonucu düzenlenen 02.03.2012 tarihli raporda; “Elektrik panosundaki gerekli inceleme yapılarak pano içerisinde gerekli teçhizatın büyük bir kısmının yanmış olduğu gözlenmiştir. Elektrik panosunun konumu itibariyle arkasında yanıcı bir madde bulunmadığı tespit edilmiştir, panosunun kablo girişlerinin ahşap çatıya yakın olduğu gözlenmiştir. İş makinalarının elektrik panolarında yapılan incelemede ise panolara yangının ulaşmadığı gözlenmiş, pano içinde ark sonucu oluşabilecek erime patlama ve benzeri bulgulara rastlanmamıştır. Bina içerisindeki kablo teçhizatında yapılan incelemede kablo kesitlerinin uygun olduğu ancak yanan kabloların izolasyonunun uygun olup olmadığı tespit edilememiştir. Yangın esnasında işyerinin çalışmadığı ve iş makinalarının çekmekte olduğu akıma göre tasarlanmış olması ve bina içerisindeki kablo kesitlerinin uygun olması sebebiyle pano içerisinde ark çıkması sonucu alev alması ihtimali düşüktür. ” şeklindedir.

7.Hazırlık aşamasında iki A sınıfı iş güvenlik uzmanı ile bir yangın ve iş güvenliği uzmanı bilirkişiden oluşan heyetin düzenlediği 03.05.2013 tarihli raporda; sanık …’ın, iş yerinde gerekli güvenlik önlemlerini almaması, işçilere iş güvenlik eğitimi vermemesi nedeniyle asli kusurlu, ölen işçinin tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

8.Mahkemece mahallinde keşif sonucu elektrik elektrik mühendisi C sınıfı iş güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 08.04.2014 tarihli raporda; yangın sonrası genel temizlik yapıldığından yeteri kadar veri elde edilemediği, ancak kereste atölyesinde yatakhane amaçlı kullanılan alan bulunması, çalışanlara iş güvenliği çalışmaları yapılmadığı, iş yerinde sigara içilmesine izin verildiği, elektrik panosunda kaçak akım koruma rölesi bulunmadığının anlaşıldığı, sanık …’ın iş güvenliğine dair hiçbir önlem almaması nedeniyle asli kusurlu, ölen işçinin tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

9.Tanık …’nın beyanı “Ben soruşturma aşmasında beyanda bulumuşum,o beyanlarımı aynen tekrar ederim dedi, devamla, gece 23:00 sıralarında yatmaya hazırlanırken pencereden bir aydınlık hissettim, dışarı baktığımda atölyenin yanmakta olduğunu gördüm, eşimi uyandırdım, komşumuz olan atölye sahibi Murat’a haber verdik ben evde kaldım bilgim ve görgüm bundan ibarettir,” şeklindedir.

10.Tanık … ‘nın beyanı “Ben Soruşturma aşmasında beyanda bulumuşum,o beyanlarımı aynen tekrar ederim dedi, devamla, biz yanan atölyenin yaklaşık 30,40 metre yanında oturmaktayız, olay gecesi ben televizyon izliyordum eşim yatmaya gitmişti, yangını fark etmiş bana söyledi bende hemen bağırmaya başladım, komşumuz olan atölye sahibine haber verdim itfaiyeyi aradık 155’i aradık, Murat atölye’de işçi var dedi ve onu çıkartmak için yangının içine dalmak istedi dumanlardan dolayı ilk seferde başarılı olamadı fakat sonrasında işçiyi yine o çıkardı olay yerinden tesadüfen geçen bir doktor yardım etti, itfaiye sonrasında geldi, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir,” şeklindedir.

11.Sanığın savunması “Ben bu konuda soruşturmada beyanda bulunmuştum, o beyanlarımı aynen tekrar ederim, dedi, devamla … iş yerimde sigortalı olarak çalışmaktaydı, kendisi askerden önce pimapencide çalışıyordu, o nedenle genelde benim yanımda çalışırken de akrabası olan pimapencide arkadaşları ile birlikte kalırdı, olaydan yaklaşık 4 gün önce bana gelip köye gitmek istediğini söyledi, izin verdim, fakat Kütük evi işleten Bayram beye internetten baktığını sigortasının yatmadığını bu nedenle işten ayrılmak istediğini söylemiş, olay tarihinde çok sert bir kış geçmekteydi, o nedenle Hakan’a bir gün önce diğer çalışanlara da bir gün sonra olmak üzere izin verdim fakat …araba bulamadığı için Cuma günü diğer arkadaşları ile birlikte gitmiş, yangın Pazartesi günü gerçekleşti o gün ataolyöde çalışan kimse olmaması gerekiyordu çünkü herkes izinliydi, …köyden kredi almak için pazartesi günü gelmiş bankaya gitmiş, yangından iki üç saat önce diğer iş yerine giderken Hakan’ı yayan iş yerinde gördüm, onunla birlikte üç yola doğru giderken arabada kardeşinin askere gideceğini, kendisinin de kardeşi ile birlikte İstanbul’a gideceğini ve işi bırakacağını ve kalan parasını bir gün sonra alıp köye gitmek istediğini söyledi, daha sonra yangın çıktı ve kendisi bu yangında vefat etti bunları detaylı anlatmamın nedeni Hakan’ın yangın anında orada bulunması tamamen bir tesadüftü, kendisi izinliydi, iş için orada bulunmuyordu,”

“Benim iş yerim ile evim çok yakındı, komşuların bağırma sesini duydum dışarı çıktım yangını gördüm, eve gelmeden önce Hakan’ı gördüğüm için pimapencide kalmadıysa iş yerinde olabilir diye aklıma geldi, ……diye bağırmaya başladım ses gelmedi, yardıma gelenlerden birisi cama ışık tuttu ve içeride birisi var dedi, bende hiç bir an bile tereddüt etmeden yangının içine daldım hatta halen yanık izleri mevcuttur, içerisi dumandı göremedim, el yordamı ile buldum omzuma aldım ve dışarıya çıkardım, evimizin hemen yakınında kiracı doktor vardı, tesadüf oda gelmiş, hemen müdahale etti, kalp masajı yaptı o arada Ambulans geldi, ben yanan iş yerimi bırakıp halen İtfayeciler yangını söndürmeye çalıştığı halde Ambulans’ın peşinden Hakan için hastaneye gittim, benim yerimde başkası olsa öncelikle iş yerini düşünebilirdi,”

“İş yerinde öncede yangın çıktığı doğrudur, fakat o yangın iş yerinin içinde değil önünde küçük bir yangındı, Belediye’nin bilirkişi raporlarını kabul etmem mümkün değil, sonrasında Mühendis bilirkişin de belirttiği üzere yangının elektrik kontağı ile bir ilgisi yoktur, öncede anlattığım üzere iş yerimiz günlerdir çalışmıyordu bir enerji sarfiyati yoktu bu nedenle elektrik panosunun ısınmasına imkan yoktur, İhsan Şeker Elektrik panolarının sağlam olduğunu raporların da da belirtmiştir, yangına önlem olarak iş yerimizde yangın söndürme tüpleri vardır, yangın için gerekli önlemler alınmıştı, İtfaiyeden gelen bilirkişi raporları kendi içerisinde dahi çelişkilidir, tutanağın birinde doktor gibi rapor düzenleyip Hakan’ın nasıl öldüğünü anlatmış diğer tutanakta ise iş yerinde yangından kaynaklı hiçbir zararın olmadığını belirtmiştir, ayrıca şunu da belirtmek istiyorum ki savcılık aşamasında aldığım önlemlerden bahsederken ismini bilmediğim için hortum diye adlandırdığım izalasyon amacı ile kullandığım techisat bütün elektrikçiler tarafından kullanılan bir tedbirdir, bilirkişi raporlarındaki aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, iş yerim kundaklanmış dahi olabilir, ayrıca şunu eklemek istiyorum ki bilirkişi raporuna her ne kadar Hakan’ın iş yeri önünde sigara içmesine müsade etmem eleştirilmiş ise de …Kamuya açık bir yerde sigara içmekteydi, yolda sigara içerdi buna müdahale etmem söz konusu değildir, benim suç işleme kastım yoktur kusurum da yoktur, beraatime karar verilsin,” şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Dosya içeriğine göre, 13.02.2012 tarihinde saat 23.00 sıralarında sanığın fiilen işlettiği kereste atölyesinde çıkan yangında atölyenin yatakhanesinde kalmakta olan …’nun öldüğü, hükme esas alınan iş güvenlik uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 03.05.2013 tarihli raporda ise yangının sebebi konusundan kesin bir kanaate varılamadığı belirtildikten sonra sanığın iş yerinde herhangi bir kaza meydana gelmemesi için gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, çalışan işçileri mevcut ve olası tehlikeler konusunda uyarıp eğitim vermediği, kereste atölyesinde çalışan işçilerin yatıp kalkmaları için ayrılmış yatakhane bölümünde herhangi bir olayda kaçmayı sağlayacak alternatif kaçma güzergahı oluşturulmaması nedeniyle asli kusurlu olduğu belirtilmiş olup anılan raporun oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık ve Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Eksik İncelemeyle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiş hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.İş yerinin sanığa ait olmadığı yönünden;
Mahkemenin, sanığın soruşturma aşamasında alınan ilk beyanlarında işçilere güvenlikleri ile ilgili talimatlar verdiğini, yangın sonucu ölen …’ın sigortasını yaptırdığını belirtmesi, tanıkların yangını görüp haber verdiklerinde babasından bahsetmeyip sanığı çağırması, sanık savunması ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın söz konusu iş yerini çalıştırdığı, iş yerinin sahibi olmadığı yönündeki savunmalarının cezadan kurtulmaya yönelik olduğuna dair kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ve müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması yönünden;
Mahkemece açıklanan gerekçeye ve incelenen dosya kapsamına göre anılan hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli 2013/47 Esas 2015/127 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.