YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8453
KARAR NO : 2023/2389
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2022 E., 2020/88 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacıya ait tomografi cihazlarının ithalatının yasak olduğu gerekçesi ile dava açıldığı ve cihazlara el konulduğunu, hakkında Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1245 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararıyla beraatine dair karar verildiğini, davacının haksız el koyma nedeniyle gelir kaybına ve çevresinde haksız ithamlara maruz kaldığını belirtmiş, bu kapsamda 150.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız el koyma tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 22.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının ve mükerrer dava bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının zararının delillendirilmediğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
3. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/240 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/51 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek eksik araştırma ve evrak gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
5. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/489 Esas, 2019/494 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı doğrultusunda eksiklikler giderildikten sonra maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
6. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/2022 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 01.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı lehine hükmedilen maddi tazminatın hatalı hesaplandığı gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 11.09.2014 tarihli duruşmada, davacı sanığa ait firmada yediemin olarak muhafaza edilmekte olan davaya konu tibbi cihazların davacı sanık tarafından kiraya verebileceğine dair bir ara kararı verildiği ve davacının cihazları kullanmasının sağlandığı, tazminat davasında zarar hesaplaması yapılırken tibbi cihazların kiralanmasına imkan tanıyan mahkeme ara kararının kesinleşme tarihi olan 18.09.2014 tarihine kadar davacının zararların tespiti gerekirken, tazminat davasına konu ceza davasının onamasına ilişkin Yargıtay karar tarihi olan 26.10.2017 tarihine göre hesaplanma yapılmasının istenmesi üzerine bilirkişi tarafından hazırlanan 18.03.2019 tarihli raporda cihazların ihale ömürleri de nazara alınarak bu tarihe kadar olan tüm zararlarının tespit edildiği, bu şekilde hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilin temyiz istemi; hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “… Nüfus kayıt örneğinden ve yapılan sosyal araştırma durum raporundan anlaşılacağı üzere davacının mahkememizin adli sınırların içerisinde ikamet ettiği belirlenmiş olmakla mahkememizin yargılama yetkisinin bulunduğu böylece tesbit olunmuş,
… Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1245 Esas, 2015/137 K. sayılı dosyasında verilen beraat kararının Yargıtay tarafından onanarak 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme kararının davacıya tebliğ edilmediği, iş bu tazminat davasının 23/01/2018 tarihinde açıldığı, kesinleşmiş beraat kararından itibaren 3 ay her halükarda davanın 1 yıllık yasal süresinde açılmış olması nedeni ile yasal süresinde olduğu düşünülmüş ve değerlendirilmiş,
Mahkememizce yargılama sırasındaKonya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1245 Esas, 2015/137 K. sayılı dosyası istenerek incelenmiş ve davaya konu cihazlar üzerine soruşturma aşamasında 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/217 E. Sayılı kararı ile 26/03/2012 tarihinde el konulmuş davacıya yedieminlik sıfatı verilerek teslim edilmiştir. Karar kesinleştiğinde davacıya verilen yedieminlik sıfatı kaldırılmış ve el konulan cihazlar davacıya iade edilmiştir.
… yapılan değerlendirmede davacının yargılanmış olduğu Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1245 Esas, 2015/137 K. sayılı dosyasında davaya konu cihazlar üzerine soruşturma aşamasında 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/217 E. Sayılı kararı ile 26/03/2012 tarihinde el konulmuş davacıya yedieminlik sıfatı verilerek teslim edilmiştir. Beraat kararının 26/10/2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihiyle birlikte davacıya verilen yedieminlik sıfatı kaldırılmış ve el konulan cihazlar davacıya iade edilmiştir. Davacı haksız el konulan tıbbi cihazları el konulduğu süre boyunca devlet ve özel hastanelerde ihaleleri katılamamış geçen sürede cihazlar kullanılamamış olduğundan zararına ilişkin davacının CMK’nın 141/1-j maddesi gereğince maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği tereddütsüz görülmüş, mahkememizin CMK’nın 142/6 ncı maddesi gereğince koruma tedbiri nedeniyle tazminat istemlerinde tazminat hukukunun genel prensiplerine göre değerlendirme yapacağı Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2007 gün ve 2007/63 esas ve 2007/8-2 karar sayılı ilamı ile belirtmiş olmasına göre maddi zarar kavramından anlaşılması gereken zararın zikrolunan ilamda belirtildiği üzere davacının uğradığı kazanç kaybı olduğu, mahkememizce bu hususlar gözetilerek uzman bilirkişiden rapor alındığı ve uzman bilirkişinin davacının maddi zararının 26.03.2012-26.10.2017 tarihleri arasında el konulan cihazların ihale ömürleri dikkate alınmak suretiyle, cihazlar 2012 yılında 2012 yılı fiyatları üzerinden ihale usulü hastanelere kiralansaydı elde edeceği net gelirin diğer deyişle maddi zararın 141.185,38 TL belirlenmiştir.
Mahkememizce davacının dava konusu tıbbi cihazlara el konulmuş olduğu tarihler arasında maddi kaybının 141.185,38 TL olduğu kabul edilmiş, davacı vekili vasıtası ile manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının aracına el konulması nedeniyle hakkında manevi tazminata hükmedilmesini gerektirir salt bu yüzden oluşmuş elem, acı ve üzüntü halleri tesbit olunamadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacı Dava hükmedilecek maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak haksız el koyma tarihinden (26/03/2012) itibaren yasal faiz istenmiş olup Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2012/25258 Esas 2012/21440 Karar ve 2012/22694 Esas ve 2012/21434 Karar sayılı kararlarında da hükmedildiği üzere bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede CMK’nın 141 inci maddesi gereğince koruma tedbirleri nedeniyle talep olunan maddi ve manevi tazminat taleplerinde davalı … lehine ücreti vekalete ancak taleplerin tamamının reddine karar verilmesi halinde hükmedilebileceği, bu durumun Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2007 gün ve 2007/63 esas ve 2007/8-2 karar sayılı ilamında da belirtildiği, iş bu somut dava dosyasında tazminat taleplerinin kısmen kabulune karar verildiği, dolayısıyla hazine vekili için reddolunan miktarlar üzerinden ücreti vekalete hükmedilmesine yasal imkan bulunmadığı gözetilmiş,
Bu kabullere göre … hüküm kurmak gerekmiştir.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1245 Esas – 2015/137 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait tıbbi cihazlara 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu kapsamında 26.03.2012 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerine yönelik olarak
Davacıya ait tıbbi cihazlara 26.03.2012 tarihinde el konularak yediemin sıfatı ile davacıya teslim edildiği, davacı vekilinin talebi üzerine 11.09.2014 tarihli duruşmada cihazların davacı tarafından kiralanabileceğine dair ara karar verildiği, bu kapsamda davacının 26.03.2012 tarihi ile ara kararının kesinleşme tarihi olan 18.09.2014 tarihine kadar olan süre bakımından maddi tazminata hak kazanacağı gözetilmeksizin tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Davacının 26.03.2012 tarihi ile ara kararının kesinleşme tarihi olan 18.09.2014 tarihine kadar olan süre bakımından maddi tazminata hak kazanacağı gözetilmeksizin davacı lehine fazla tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B.1) paragraflarında açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/2022 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.