YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18849
KARAR NO : 2022/13968
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın reddine dair verilen karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21.02.2021 tarih, 2021/İHK-5027 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalıya … poliçesi ile sigortalı aracın 17.03.2017 tarihinde karıştığı çok taraflı trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malül kaldığını, kazanın oluşumunda davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusurunun bulunduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bila tarihli dilekçe ile talebini 56.447,01 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davalı tarafından sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nın 266. ve devamı maddelerinde çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir hükmüne yer verilmiştir.
Her ne kadar Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan 20.10.2020 ve 23.10.2020 tarihli raporlarda davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmişse de, altı aracın karıştığı kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün “aracın hızını, yük ve teknik özelliğine, görüş, yol ve hava trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.Ceza yargılaması kapsamında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 06.11.2017 tarihli raporda her bir kaza ayrı ayrı değerlendirilmiş, buna göre davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirlenmiştir. Şu halde, 06.11.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.