YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/491
KARAR NO : 2022/11777
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 14/01/2019 tarih, 2018/1545 Esas ve 2019/10 Karar sayılı ilamında özetle; davacının sağlık sigortasını yaptığı dava dışı….’ın haklarına halef olduğu, davacı sigortalısının davalı …. tarafından trafik sigortalı aracın sürücüsü olduğu ve zarar gören 3. kişi konumunda olmadığından Axa Sigorta’ya davacının rücu hakkının bulunmadığı gözetilmek suretiyle, davalı …. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı …. hakkındaki davanın reddine; davalı SGK hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.316,28 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline; diğer davalılar … ve Ray Sigorta hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.515,27 TL’nin ödeme tarihi olan 06/02/2009’dan (davalı … dava tarihinden işleyecek yasal faizle ve sorumluluğu 628,81 TL’den fazla olmamak üzere) davalı … ve Ray Sigorta A.Ş’den müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına göre, davalı SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sağlık sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin ilk hükmünde, davalı SGK’nın sorumlu olduğu tazminat tutarının 2.316,28 TL olarak hüküm altına alındığı ve bu kararı temyiz eden davalı SGK vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği; böylelikle, davalı SGK hakkındaki önceki hükmün kesinleştiği; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı SGK hakkında aynı tazminat miktarı üzerinden yeniden hüküm tesis edilip, davacı yararına (SGK aleyhine) karar tarihindeki AAÜT gereği, ilk hükümdekinden daha fazla vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Oysa, hakkındaki mahkeme ilk hükmü kesinleşmiş olan davalı SGK hakkında yeniden hüküm tesis edilmemesi gerektiği, aksi yöndeki kabulün davalı yararına bozma ile oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği gözetilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; davalı SGK hakkındaki ilk hüküm ile temyize konu son hükümdeki tazminat miktarının aynı olduğu (mahkeme kararında, davalının tazminat miktarı bakımından usuli kazanılmış haklarını ihlal eden bir yön bulunmadığı); hakkındaki hüküm kesinleşen davalının, mahkeme ilk kararındakinden daha fazla vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olacağı ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı SGK Başkanlığı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün 6. bendindeki “davacının SGK hakkında açtığı davada hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.740,00 TL ücreti vekaletin davalı SGK’dan alınarak davacıya verilmesine” cümlesi hükümden çıkartılarak yerine “davalı SGK Başkanlığı hakkındaki ilk hükmün ve anılan hükümdeki vekalet ücreti tutarının kesinleşmiş olduğu gözetilerek, 750,00 TL vekalet ücretinin davalı SGK’dan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.