YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17276
KARAR NO : 2022/11914
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabülüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 02.03.2020 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik zararı için şimdilik 40.000,00 TL ve rapor ücreti için 1.344.-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 183.362-TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 182.018 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.344 TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 183.362 TL’nin 06.11.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti, davalının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 26.01.2021- K-2021/9734 sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, 132.645,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.344,00 TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 133.989,65 TL’nin 06.11.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla 50.746,35 TL istemin reddine, karar verilmiş, davacı ve davalı vekillerince anılan karar temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden,
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Eldeki davada; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan 17/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, PMF 1931 ve progressif rant usulü ile seçenekli hesaplama yapılmış, davacı tarafça bu tutara göre ıslah yapılmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince PMF 1931 mortalite tablosu, %0 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplama yöntemi kabul edilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından ise TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz usulüne göre yapılan hesaplama sonucu bulunan zarar hükme esas alınmıştır. Davacının talebinin PMF 1931 yaşam tablosu olduğu gözetilmek sureti ile işleyecek devre bakımından “progresif rant” formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle ile usuli kazanılmış hakları gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden,
Dosya kapsamından, İtiraz Hakem Heyetince rapor ücretinin de asıl alacak kalemi gibi hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin tazminat gibi hüküm altına alınması doğru olmayıp yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 11/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.