YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24481
KARAR NO : 2022/12191
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı … vekili ile davalı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 09.04.2011 tarihinde davacı … idaresindeki davacı …’in yolcu olduğu davalı Başak Groupama Sigorta A.Ş’ye trafik sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile diğer davalıların sürücü, malik ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (davacı sürücü …’nin taleplerinden Başak Groupama Sigorta A.Ş hariç olmak üzere), davacı … için 100.000,00 TL, … için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden 10.04.2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.04.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı … için 1.259,92 TL’ye, davacı … için 14.461,87 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 13. maddesi uyarınca davanın kurum aleyhine açılması gerektiğini, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, olayda davacı sürücü …’nun tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı İçişleri Bakanlığı vekili, kazada davacı sürücü … ‘nun tam kusurlu olduğunu, davacıların gerçek zararlarını ispatlamaları gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerin fahiş olduğunu, 3095 sayılı Kanun gereğince müvekkili kurumdan avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Anadolu Sigorta A.Ş vekili, davadan önce kaza sebebiyle müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Başak Groupama Sigorta A.Ş vekili, davacıların gerçek zararlarını ve araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ispatlamaları gerektiğini, SGK’nın yaptığı ödemeler varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava açılmadan önce temerrüde düşürülmediğini, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; maddi tazminat davasının kabulü ile davacı … için 1.259,92 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi 10.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … için 14.461,87 TL maddi tazminatın kaza tarihi 10.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı … dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline ve davacıya ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı … için 2.500,00 TL, davacı … için 17.500,00 TL manevi tazminatın 10.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı … ve davalı Emniyet Genel Müdürlüğünden müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm, davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Harçlar Kanunu 13/J maddesi gereğince, Genel Bütçeye dahil idarelerin harçtan muaf olmasına rağmen, davalı İçişleri Bakanlığının da harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Bakanlık vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile maddi tazminata ilişkin harçların düzenlendiği hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan “2.030,81 TL harcın” ibaresinden sonra gelen “davalı … ve İçişleri Bakanlığından” ibaresinin hükümden çıkarılmasına yerine “davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan davalı …’den” ibaresinin yazılmasına, aynı bendin sonunda yer alan “diğer davalılarla” ibaresinin hükümden çıkarılmasına yerine “davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan Bakanlık dışındaki diğer davalılardan” ibaresinin yazılmasına; 11 numaralı bendinde yer alan “davalılardan” ibaresinin hükümden çıkarılmasına yerine “davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan Bakanlık dışındaki diğer davalılardan” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.419,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına 13.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.