Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/11876 E. 2010/12680 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11876
KARAR NO : 2010/12680
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları Durmuş adına kayıtlı 2 ve 3 parsellerdeki payının, açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda muvazaalı olarak murisin ikinci eşi olan Meryem’e ihale edildiği, diğer davalı …’in aracı olarak kullanılmak suretiyle muris ve Meryem’in ortak çocukları olan Zafer’e temliklerinin sağlandığını ileri sürerek muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve terekeye iade talebinde bulunmuşlardır.
Davalı …, taşınmazları kendi parası ile aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davayı kabul ettiğini beyan Etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairece; “ … Somut olayda olduğu gibi bedeli ödenerek “gizli bağış” şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının bağlayıcı niteliğinin bulunmaması, 1.4.1974 tarihli kararın, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcı olması, bu durumda, muris muvazaası iddiasının 1.4.1974 tarih ve 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince somut olayda dinlenebilme olanağının bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği ” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Ancak, mahkeme tarafından verilen ilk karardan sonra, temyiz harcını yatırarak davalı kararı temyiz etmiş olup, temyiz üzerine verilen 04.02.2010 tarihli bozma ilamında açıkça alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine karar verildiği ve iadesine karar verilen bu harcı davalının da her zaman alabilme imkanı bulunduğu halde, yaptığı yargılama masraflarına, iadesine karar verilen harç miktarının da eklenerek, davacının fazla yargılama giderlerinden sorumlu tutulması isabetsiz ise de, bu husus yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde yeralan ” Davalı tarafından yapılan 1.460,00.-TL nisbi temyiz harcı, 67,20.-TL temyiz başvurma harcı, 65,00.-TL temyiz posta masrafı
olmak üzere toplam 1.592,82.-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılar Meryem ve …’a ödenmesine, ” kısmının çıkarılmasına, yerine; ” Davalı tarafından yapılan 67,20.-TL temyiz başvurma harcı, 65.00.-TL temyiz posta masrafı olmak üzere toplam 132,20.-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılar Meryem ve Zafer’e ödenmesine, ” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.