YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7078
KARAR NO : 2010/11362
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL-TAZMİNAT.
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 190 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacının kök miras bırakanı… hanım’ın eşi Binbaşı Tabur katibi Mehmet Bey’e Kafkasya’daki yerlerinin karşılığı olarak devlet tarafından verildiğini, …’nın babasının yüz görümlüğü olarak taşınmazı 1893’te… hanım üzerine devrettiğini, …’nın 1922 de vefat ettiğini, adı geçenin mirasının gerçeğe aykırı veraset ilamı ile ketmedilerek mirasçı olmayan kişilere intikal ettirildiğini, intikale esas olan veraset ilamının bulunamadığını ileri sürüp tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde usulsüz veraset ilamı verilmesi ve tapuda intikal yapılması nedeniyle Adalet Bakanlığından ve Tapu Sicil Müdürlüğünden 3.000.000.000.-TL maddi, 2.000.000.000.-TL manevi olmak üzere toplam 5.000.000.000.-TL tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, kesin hükmün söz konusu olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeni ile davanın reddini savunmuşlar, davalı Adalet Bakanlığı tazminatın kararı veren hakimden talep edilebileceğini, devlet aleyhine dava açılamayacağını belirtmiş, Tapu Sicil Müdürlüğü ise, mahkeme kararına dayalı olarak intikal işlemi yapıldığını öne sürerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “daha önce aynı taşınmaz için diğer bir mirasçının aynı hukuki sebebe dayalı olarak açmış olduğu davanın reddine karar verildiği, derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği ayrıca, yargılamanın yenilenmesi isteğinin de reddine karar verildiği mahkemece belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu yöne değinen davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, manevi tazminat isteği bakımından davanın reddi konusunda karar altına alınan avukatlık ücretinde bir hata bulunmamakla beraber maddi tazminat isteği bakımından hüküm altına alınan davada avukatla temsil edilen davalılar yararına tayin edilen avukatlık ücretinin doğru olduğu söylenemez. Çekişmeye konu edilen 190 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olup iptal olmadığı takdirde tazminat isteği devreye gireceğinden öncelikle anılan taşınmazın değerinin keşfen belirlenmesi kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle 492 Sayılı Harçlar Yasasının 30 ve 32.maddeleri hükümlerinde gözetilmesi zorunludur. Ne var ki mahkemece yasal bu düzenlemenin göz ardı edilmesi doğru olmadığı gibi değinilen şekilde bir belirleme yapılmaksızın dilekçede gösterilen değere itibar edilerek avukatlık ücreti takdir ve tayin edilmek suretiyle neticeye gidilmesinin doğru olduğu söylenemez” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 02.11.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekilleri Avukatlar ….. ile temyiz edilen vd. vekili Avukat…. geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına, 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.