YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31596
KARAR NO : 2023/3499
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2014/534 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık üzerine atılı suçu işlemediğini, eksik araştırma ve inceleme ile hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğunu belirtir temyiz dilekçesi ile hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile birlikte İstanbul’da … … adına düzenlenen sahte … belgesi ile katılan …’a ait aracı kiraladıktan sonra aracı Beyoğlu 29. Noterliği’nde sahte kimlikle yapılan satış sözleşmesi ile sahte kimlikle … adına tescilini sağladıktan sonra (Beyoğlu 29. Noterliği’nde yapılan işlemlerle ilgili, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ayrıca soruşturma yapılmaktadır.) suç tarihinde katılan …’a Bursa 13. Noterliği’nde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile satışını sağlayarak üzerine
atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık atılı suçu işlemediğine yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Tanık T. K. ve katılan … tarafından sanık teşhis edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılarak hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulama yönünden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2014/534 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Yargıtay üyesi …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ise oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Karşı görüş:
Sayın çoğunluğun sanıklardan … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmak mümkün olmamıştır, zira;
5237 sayılı TCK’nin 43/1 maddesi bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdura karşı işlenen aynı suçun değişik zamanlarda vaki olsa bile bir cezaya hükmedileceği hükmünü amirdir.
Resmi belgede sahtecilik suçunda mağdur kamu olup kendisine karşı resmi belgede sahtecilik suçu işlenen kişiler ancak suçtan zarar gören sıfatını haiz olabilir.
Sanık … hakkında UYAP araştırmasından Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 05.092012 tarih ve 2012 /7230 İddianame sayılı iddianamesi ile müşteki … …’a karşı 15.06.2012 tarihinde işlediği resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’ nin 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılmış derdest dava bulunduğu temyize konu davada ise suç tarihinin 26.03.2012 olup iddianame tarihinin 17.12.2014 olduğu ve her iki davada hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmaktadır
Temyize konu mahkumiyet hükmü ile üst paragrafta belirtilen davaya konu fiiller toplamda 3 … daha az bir süreçte işlendiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca sanığın temyize konu resmi belgede sahtecilik suçunda diğer derdest davada olduğu gibi mağdurun kamu olması, suçlar arasında hukuki kesintinin bulunmaması, tüm sahtecilik fiillerinin toplamda 3 … daha az bir süreçte işlenmiş bulunması gözetildiğinde temyize konu mahkumiyet hükmünün de bir suç işleme kararı kapsamında işlenip işlenmediğinin, iddianame ve suç tarihlerine göre sanığın eylemlerinin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu mu, herbiri yenilenen suç işleme kararı ile işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararı ile kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde bir kaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun değerlendirilip karar yerinde tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün onanmasına ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.