YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6672
KARAR NO : 2010/10263
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL.
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, paydaşı oldukları 263 parsel sayılı taşınmazdaki paylarının sahte vekaletname düzenlenmek suretiyle davalıya satış suretiyle devrinin sağlandığını, işlemin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, satış işleminin 1996 yılında yapıldığını, davacıların durumu öğrendikleri halde uzun süre ses çıkarmayarak icazet etmiş olduklarını, taşınmaz üzerine otel inşa ettiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikte kullanılan vekaletnemenin sahteliğinin ceza dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.10.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile yine temyiz eden vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece, satış işleminde kullanılan vekâletnamenin sahte olduğunun Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 31.8.2004 tarihli raporu ile saptandığı belirlenmek, davalının da ilk el konumunda olduğu iyiniyetten yararlanamayacağı gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince, davacılar lehine keşfen belirlenen arsa değerine göre davacıların payının değeri olan 297.411.75.-TL üzerinden harç ikmali yapıldığı gözetilerek 20.296.47.-TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik avukatlık parasına karar verilmesi doğru değil ise de, anılan bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından yerel mahkemenin hüküm fıkrasındaki; “18.401.89.-TL nispi avukatlık
ücreti ibaresinin çıkarılmasına yerine “20.296.47.-TL nispi avukatlık ücreti” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan davacı vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşı taraftan alınmasına ve aşağıda yazılı 12.045.18.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.