Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/7293 E. 2023/4541 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7293
KARAR NO : 2023/4541
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/365 Esas, 2016/119 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, dosyada mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği, hakkında beraat kararı verilmesi, mümkün olmaması halinde hapis cezasının para cezasına çevrilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça konu, tamamen olarak sahte oluşturulmuş, 16.07.2011 keşide tarihli, 14.250,00 TL bedelli çekin sanık … tarafından sanık … vasıtasıyla şikayetçi …’ye verildiği, şikayetçi …’nin de çeki tahsil için verdiği ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen … tarafından bankaya ibraz edildiğinde sahte olduğunun anlaşıldığı iddiasıyla sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan ekspertiz raporunda; çekin tamamen sahte olduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, çekin arka yüzündeki ikinci ve üçüncü ciro yazı ve imzalarının adı geçen … ve … Ateş’in eli ürünü olduğu, keşideci imzasının …’nin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
3. Adli Tıp Kurumun’dan alınan 16.03.2015 tarihli raporda; çekin arka yüzündeki … … adına olan ciro yazısı ve imzasının sanık …’ın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
4. Sanık … savunmasında, suça konu çeki şikayetçi …’ye kendisinin vermediğini, … ve … Ateş ile aralarında husumet olduğunu bu nedenle kendisine iftira attıklarını; sanık … savunmasında, sanık …’ın, arabasında bulunan çeki …’ye vermesini istediğini, kendisinin de çeki alarak …’ye verdiğini, … …’nun kim olduğunu bilmediğini, bu ciroyu kendisinin yapmadığını, sadece … bir telefon numarası yaz dediği için … … isminin altına telefon numarasını yazdığını beyan etmiştir.
5. Şikayetçi … beyanında; suça konu çeki sanık …’a borç olarak verdiği paraların karşılığında sanık …’ın sanık … aracılığıyla kendisine verildiğini, çeki sanık …’ın bizzat kendi yanında adını soyadını yazıp imzalamak suretiyle verdiğini, …’ın ismini o dönemde bilmediğini beyan etmiştir.
6. Mahkemece, sanıkların eylemlerine uyan resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri toplanan delillerle sabit olduğu gerekçesiyle, temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanıkların savunmaları, şikayetçiler ve tanıkların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu ve eyleme uyan yaptırımların doğru uygulandığı anlaşılmakla, sanık …’ın, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiği ve sanık … müdafiinin, atılı suçun işlendiğine dair delil bulunmadığı şeklindeki temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek, kararda bu hususlara yönelik bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/365 Esas, 2016/119 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.