YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/911
KARAR NO : 2023/777
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/75 E., 2022/350 K.
DAVA TARİHİ : 23.11.2015
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.07.2007 tarihinde 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başlatılması için kuruma başvurduğunu, bu başvurusunun kabul edilerek 01.08.2007 tarihinden itibaren anılan yasa kapsamında sigortalılığının başlatıldığını, primlerini düzenli olarak ödediğini, ancak kurumca süreksiz tarım işlerinde hiç çalışmadığı gerekçesiyle 01.08.2007 tarihinden itibaren sigortalılığının tümüyle iptal edildiğini, oysa 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı dışında başka sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi sigortalılığının bulunmadığını, kurum denetim elemanlarınca yapılan inceleme sonucu 30.12.2013 – 13.01.2014 arası yurt dışına çıktığından tarım işiyle uğraşmadığı gerekçesiyle sigortalılığının tümünün iptal edildiğini oysa yurt dışına çıkıp gelmesinin toplam 15 gün olduğunu, primlerini ödediği sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Bağ-Kur, SSK ve 2925 sayılı Kanuna göre sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının yaşlılık aylığından yararlanma şartlarını taşıdığı için 19.08.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, bu talebinin kurumun 27.04.2015 tarih ve 11.705.684 sayılı yazıları ile haksız ve kanuna aykırı olarak iptal edildiğini, oysa 01.09.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığını, aksi yöndeki kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, 2925 sayılı Kanuna tabi olarak geçen sigortalılık süresinin başlangıçtan itibaren tümüyle iptaline dair davalı kurum işleminin iptali ile 01.08.2007 – 19.08.2014 tarihleri arasında primleri düzenli olarak ödenmiş olan sigortalılık süresinin geçerli olduğuna ve iptal edilen tarihler arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, 19.08.2014 tarihi itibariyle 2925 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığından tahsis talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile 01.09.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 01.01.2008 tarihi itibariyle 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başlatıldığını, kurumları denetmenlerince yapılan araştırmada davacının 30.12.2013 – 13.01.2014 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığının anlaşıldığını, yurt dışına çıkan tarım sigortalılarının yurda döndükten sonra aynı işi yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, kurum memurlarınca yapılan araştırmada davacının hiçbir zaman tarım işiyle uğraşmadığının tespit edildiğini, davacının hiçbir zaman süreksiz tarım işinde çalışmadığını, bu nedenle sigortalılığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, kurumlarınca yapılan işlemlerin usul ve yasalara uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
5anun kapsamında sigortalılık niteliğinin kazanılmasına engel olmadığı, Kurumun uzun süre 2925 sayılı Kanun kapsamında davacıyı sigortalı kabul ederek prim almasından sonra geriye dönük iptal işleminin iyiniyete aykırı ve sosyal hukuk devleti ile bağdaşmayacağı, 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın isteğe bağlı olması ve bu statüye girildikten sonra Kanun’un 6’ncı maddesinde yer alan yasal nedenler bulunmadığı takdirde sigortalılığın Kurumca sonlandırılmasının mümkün bulunmadığı, somut olayda bu yönde bir yasal neden de bulunmadığının anlaşıldığı, davacının 01.08.2007- 30.12.2013 ve 14.01.2014 – 14.08.2014 tarihleri arasında kesintisiz 2925 sayılı Kanun kapsamında ödediği primlere göre sigortalılığının (1260 gün) geçerli olduğunun ve 01.09.2014 tarihinden itibaren aylık bağlanmasının tespitinin yerinde olduğu, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.02.2020 tarihli ve 2018/5235 E. 2020/639 K. sayılı ilamında; somut dosyada; mahkemece 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın aynı zamanda isteğe bağlı sigortalılık olduğu gerekçesi hatalıdır. Eğer hizmet akdi kapsamında çalışma yoksa sigortalılığın söz konusu kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, prim ödemelerinin ileriye doğru 4/1-a veya 4/1-b kapsamında isteğe bağlı sigortalılık olarak kabulü mümkün olduğundan isteğe bağlı sigortalılık şartları değerlendirilmeli, tahsis şartları da buna göre irdelenmeli, talep dönemindeki yasal mevzuat incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünden karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.01.2021 tarihli ve 2020/315 E. 2021/14 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 27.09.2021 tarihli, 2021/4686 E. 2021/11008 K. sayılı ilamında; Dairemizin 04.02.2020 tarihli ilamında belirtildiği üzere 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık aynı zamanda isteğe bağlı sigortalılık değildir, eğer hizmet akdi kapsamında çalışma yoksa sigortalılığın söz konusu kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla uyulan bozmaya göre; öncelikle fiili çalışmanın varlığı ve gerçekliği araştırılarak irdelenmeli, bu suretle ihtilaf konusu dönemde hizmet akdine dayalı çalışmanın olup olmadığı tespit edilmeli, elde edilecek sonuca göre isteğe bağlı sigortalılık şartları değerlendirilmeli, tahsis şartları da buna göre irdelenmeli, talep dönemindeki yasal mevzuat incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir yönünden bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 2925 sayılı Kanun kapsamına göre davacının prim ödemeleri dışında başka bir işte çalıştığına ilişkin sigorta kaydının olmadığı, köy hayatında tarım işi dışında yapılan işlerin yaşam sürdüğü çevrenin bir gereği olduğu, yapılan eşya tamiratı işlerinin arızı nitelikte olduğu ve tarım sigortalılığına engel teşkil etmeyeceğinin sabit bulunduğu bu sebeple 01.08.2007 – 30.12.2013 ve 14.01.2014 – 14.08.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak ödenen tarım sigorta primlerinin geçerli olduğu 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesine göre emekliliği hak ettiği tarihin 01.09.2014 tarihinin olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalı kurumun 21.04.2015 tarih ve B.13.2.SGK.4.74.00.11-17645259 sayılı sigortalılığın iptali işleminin iptaline, davacının 01.08.2007 – 30.12.2013 ve 14.01.2014 – 14.08.2014 tarihleri arasında kesintisiz 2925 sayılı Kanun kapsamında ödediği primlere göre sigortalılığının geçerli olduğunun ve 01.09.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, kurum işleminin yerinde olduğu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının ve tahsis talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile 01.09.2014 tarihinden itibaren aylık almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fırkası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi, 2925 sayılı Kanun’un 1,6 ıncı, 5510 sayılı Kanunu’nun Ek.5 maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…